İsa

Bu zamana kadar yazdığım en uzun şiiri seslendirdim. Dinlemek isterseniz buyrun :) instagram.com/reel/DZVTu_-tJR...
1000Kitap

İsa

@meselaucgeni
·
-Askıda Sevgi- (en uzun şiirim)
Bence en kısa zamanda askıda sevgi uygulaması başlatmalıyız. Ekmekten sudan çok ihtiyacı var insanın sevmeye, sevilmeye. Çünkü sevgisizliğin insanı götürdüğü son durak askıda kalmak, asılı kalmak ve bir taburenin yere düşmesiyle birlikte asılmış olmak sevgi eksikliğinden. Polisler ikna etmeye çalışmalı. -Dur, yapma! +Neden? -Sevilme ihtimalin kalmayacak da ondan. +Hhh. Çivisi çıkmış bir tablo gibi benim sevgim. Aynı boşluğa farklı çivi soksan ne yazar. Yine yere düşüp parçalanacak kalbim. Bir dolabın üstüne koymalı, bir koltuğun altına sıkıştırmalı hatta belki de Sabahattin Ali'nin dediği gibi: "Her şeyi, her şeyi bilhassa ruhumu hiç bulunmayacak yerlere saklamalı." Çünkü hassas kalpler için bir cehennemdir dünya ölene dek içinden çıkılamayan. -Peki ya tablo çok değerliyse? Belki de onu gerçekten anlayacak ziyaretçisine denk gelmemiştir. Bilirsin ki zaman geçtikçe değerlenir bazı şeyler. Tarihi eserler de böyledir. Pratik hayatta belki kullanımı yoktur fakat bir birikmişlik taşır kendisiyle birlikte. İnsanlara asla göremeyecekleri yüzleri, gülüşleri, hisleri aksettirir üzerindeki tozlarla, çizgilerle. +Evet ziyaretçi! Günde onlarca yüz gelip geçer önünden. Her detayını inceler fakat yüreğim çıplak kalmış gibi utanır bu göz hapisliğinden. Örtülüp saklanmak ister onu anlamayan ellerden. Ona, onun eksik kalmış parçası gerek onlarca çift gözden. O gözler değdiğinde gözlerine, açılır değerli madenlerle dolu mağaranın kapısı birden. Ve bir taraf zengin olduğunu görürken madden, değeri anlaşılan da zengin olmuştur manen. Hem sorarım size; Neden sevilmez insan, çölde kalan bir yudum su gibi uzatırken sevgisini karşısındakine hakikaten? Neden hep incelik kırılır en sağlam tellerinden? Neden anlayışlı olmak el üstünde tutulmaz bunca gürültü arasında sıkışıp kalmışken? Neden
Edebiyat
Reklam
Su ateşe sarılamaz.
1000Kitap
Salıncak
İçinde salıncak olmayan bir çocuk parkı gibi yüreğim. Diğer oyun alanlarıyla ne kadar oyalanırsa oyalansın içinde hep salıncağa binme hasreti barındırır. Canı sallanmak çekiyorsa kaydırak, tahterevalli, tırmanma duvarı veya şaşaalı oyun alanları merhem olmaz bu yaraya. Ne kadar zorlarsanız zorlayın kaydırakta sallanamazsınız. Bu arada konu salıncak değil, iyi eğlenceler.
1000Kitap
Prospektüs
Başka ilacın prospektüsünü okumuşum. Açılınca bir harita kadar boya ulaşan, karınca boyutunda harfleri olan farklı dillerde yazılmış o prospektüsü. Boşuna kaybetmişim bana emanet edilen onca vakti. Yorulduğumla kaldım bir köşe başında. Okumadan önce ilaç isminin yazılı olduğu başlığa bakmam gerekirdi. Fakat belirtileri fazlaca hissedince heyecanla içeriği okumaya başladım. Halden hale girdim. Bu belirti var mı şu belirti nelere sebep olur gibi. En nihayetinde ben ilacı yan etkileri olacağını bile bile kullandım. Bundan şikayet etme hakkım yok ama ilacı yapanların hastalığa iyi gelecek maddeler koymaları gerekmez mi içine? Bu arada konu ilaç değil, sağlıklı günler.
1000Kitap
5 km
Yürümenin tesellisi.
1000Kitap
Reklam