Mizgîn

Mizgîn
@mesturexanm
Yüksekova
198 okur puanı
Haziran 2021 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Kimse kimsenin olduğu kişi olmasına da, olmadığı kişi gibi olmasına da engel olmaz. Kimlik, ancak bir seçim ve azim meselesidir ve seçimlere saygı gösterilmeli, azim de ödüllendirilmelidir. Kozmopolitler doğal kültürelciler olarak doğarlar, kendi kültürelcilik (kültüralizm) markalarının kültürü, değiştirilebilir sözleşmeler birliğidir, bir icat ve deney alanıdır, tüm geri dönülebilir noktaların üstünde bir yerdedir.
Sayfa 68 - çev. Nurdan Soysal (İstanbul: Say Yayınları, 4. Baskı, 2025)·Kitabı okudu
Alıntı
Mizgîn
Modern dünyada kimlik, doğuştan gelen bir aidiyet değil, bireysel bir seçimdir. İnsanlar artık kim olduklarını seçebilir, değiştirebilir, deneyebilir. Kozmopolit bireyler, kültürler arasında geçiş yaparak, kimliklerini adeta bir “proje” gibi inşa ederler. Fakat bu durum, kimliğin istikrarsız, yüzeysel ve geçici hale gelmesine de yol açar.
Reklam
Yaşam görevlerinin peşinden koşulması gerektiği bir ortama karar veren kişiler tarafından kuralların tek taraflı değişikliği ya da mevcut düzenlemelerin sonlandırılması tehlikesi, bu görevlerin peşinden koşanların başına sürekli bela olduğunda güç sahiplerinin hamlelerine direnme şansları, özellikle istikrarlı, örgütlü ve birlik halinde direniş şansları çok azdır; aslında hiç yok dense yeridir. Güç sahiplerinin korkacak bir şeyleri yoktur dolayısıyla panoptikon tarzı maliyetli ve hantal "itaat fabrikalarına" çok az ihtiyaç duyarlar. Belirsizlik ve güvensizlik ortamında disiplin (ya da daha doğrusu, "başka seçenek yok" durumuna teslim olma hali), kendi kendini yürütür ve kendi kendine çoğalır, sürekli yenilenen malzemeyi izlemek için ustabaşıları ve yardımcılarını gerektirmez.
Sayfa 48 - çev. Nurdan Soysal (İstanbul: Say Yayınları, 4. Baskı, 2025)·Kitabı okudu
Alıntı
Mizgîn
Günümüz dünyasında iktidar, insanları zorla kontrol etmek yerine, onları belirsizlik içinde bırakarak kendi kendilerini disipline etmelerini sağlar. İnsanlar, “başka çarem yok” duygusuyla gönüllü bir itaat içine girerler. Böylece güç sahipleri için pahalı ve hantal denetim mekanizmalarına gerek kalmaz — çünkü itaat artık otomatikleşmiştir.
Orduya katıldıktan sonra Yezdanşer'in Bedirhan Bey' e düzenlenen harekat sırasında orduya çeşitli "hizmetlerde" bulunduğu anlaşılıyor. Yezdanşer'den söz eden Osmanlı belgele­rinde, "Bedirhan' dan ayrılıp orduya sığınmış ve bu davranışıyla epey yarar sağlamış" olduğundan söz edilmektedir. Yezdanşer'in Bedirhan Bey'in üzerine yürüyen Osmanlı ordusuna sunduğu hiz­metlerden biri, başta kayınpederi Hakkari beyi Nurullah olmak üzere, önemli kişilerin taraf değiştirmesinde oynadığı roldür. Bir di­ğer hizmeti, Osmanlı ordusunun zahire sıkıntısını gidermek olmuş­tur. Örneğin bir arşiv belgesinde Yezdanşer'in "Cizre ahalisinden defter karşılığında borçlanarak külliyetli miktarda yiyecek ve erzak, vb. satın alıp askerlerin gerekeli yiyecek ihtiyacını karşıladığı"ndan söz edilmektedir.Bir başka belgeden, bu hizmeti senet karşılı­ğında borçlanarak sunduğu ve Bedirhan Bey'in yenilgisinden 17 yıl sonra bile Osmanlı Devleti'nden hala tahsil edemediği 96.000 kuruş alacağı kaldığı anlaşılmaktadır. Yezdanşer'in, Kasrık boğazına doğru çekilmekte olan Bedirhan Bey'in peşine düşmüş olan Osman Paşa'nın yanına 2 Haziran 1847 günü gelmesinin ardından, bir süre onunla birlikte hareket ederek, ordunun yabancısı olduğu o bölgede askeri birliklere kılavuzluk yaptığı da düşünülebilir. Ama Bedirhan Beyin Evreh kalesine çe­kilmiş olduğu 25 Haziran 1847 günü ve sonrasında, kaleyi kuşat­maya giden askeri birliklerin yanında olmayıp, Cizre' de, ordunun Kurmay Başkanı Mustafa Sabri Paşa, Mirliva Muammer Bey, Mu­hasebeci Esseyid Ali Rıza ve Yarbay Mustafa Neş'et ve ordu defter­dahı Agah Efendi ile Cizre mütesellimliği için pazarlık masasına oturduğunu biliyoruz.
Sayfa 354·Kitabı okudu
Alıntı
Mizgîn
#223454404
Koçgiri Olayı'nda Kürtlere karşı en sert ve acımasız uygu­lamaları yapan Topal Osman'dır. Giresunlu bir Laz çetesi kurdu. Yasa dışı şiddet uygulayan, zenginlere ve özellikle Ermeni ve Rumlara zülmeden Topal Osman İstanbul Hükümeti tarafından yargılanmak üzere ele geçirilmek istendi. Dağlarda kaçak gezdi. Mustafa Kemal, 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkınca Topal Os­man'la gizlice görüştü. Osman, sonradan Çankaya Muhafız Bir­liği Başkanı oldu. Meclis'te en gizli toplantılara girebiliyordu. Mustafa Kemal'in sağ kolu olmuştu. Koçgiri Olayı ile olan iliş­kisinden ötürü yazar ve araştırmacı Baki Öz Topal Osman'ın Mustafa Kemal ile olan bağına değinir: Mustafa Kemal'in Topal Osman'la görüşmesi ve tanışması ilkin Havza'da 29 Mayıs 1919 günü olur. Tanışma isteği Mustafa Kemal'den gelir. O da yakın arkadaşlarıyla birlikte Havza'da Mustafa Kemal'i ziyaret eder. Gizli ve uzun bir gö­rüşme yapılır. Ulusal bağımsızlık savaşını tasarlayan Mustafa Kemal için Topal Osman yararlanılacak güçlerden biridir. Karadeniz yöresindeki ayrılıkçı öğelere karşı hazır derlenmiş bir birliktir. Hatta çete olmaktan çıkarak bir alay oluşturmasını ve başına geçmesini ister. Pontus hareketinin önlenmesini o aşamada Topal Osman'a bırakır. Topal Os­man böylece Mustafa Kemalci olur. Kurtuluş Savaşı içerisin­ de yer alarak bağımsızlık mücadelesine başlar.
Sayfa 185 - Baki Öz, Belgelerle Koçgiri Olayı,15 Kasım 1920, Can Yay. 1999. s.207·Kitabı okudu
Alıntı
EvRn G isimli okura yanıt verildi
Mizgîn
Maşadan çok, maşanın tutulduğu ele bakmak gerek kanaatindeyim. Bu bir gül ve çekiç benzetmesini andırır. Siyasi feraset yoksunluğu olanlarımız için birilerinin hâlâ gül taşıdığına inanılır, oysa kafaya yenilen çekiçtir daima.