Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 46 dk.
Sayfa Sayısı:
168
Basım Tarihi:
Kasım 2016
Yayınevi:
Say Yayınları
ISBN:
9786050205473
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Türler:
Sıralamalar
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Güvenlik mi? Özgürlük mü?
Puan vermedi
İnsanlar niçin bir cemaatin parçası olmak ister? Zygmut Bauman bu soruya “hiçbir zaman tam olarak elde edemeyecekleri güvenceye ulaşabilmek için” yanıtını veriyor. Kitap bizi, “Giriş ya da Zor Bulunan Cemaate Merhaba” diyerek gayet sade bir dil ile karşılıyor. Yazar bu bölümde “bir cemaatin içinde yer almak”, “bir cemaate dahil olmanın” doğru yoldan sapmış marjinal bireylerin saygın bir topluma kazandırılmasını ve bunun ancak bir cemaat vasıtası ile olabileceğini ileri sürüyor. Yazar, cemaatin sıcak bir ortam, dışarıdaki tehlikelere karşı koruyan güvenli bir sığınak olduğu görüşünde. Yazara göre güvenliğin arttırılması için özgürlüğün feda edilmesi gerekir. “ Çünkü, özgürlük ancak güvenlik pahasına genişletilebilir.” Oysa özgürlüksüz güvenlik köleliğe eşittir. (Ayrıca, içine özgürlük katılmamış bir güvenliğin, sonunda son derece güvenliksiz bir güvenliğin olduğu ortaya çıkar.) Kitapta dikkatimi çeken en önemli kavramlardan biri de “Panoptikondur”. “Bütünü gözlemleme” anlamı taşıyan  Panoptikon: İngiliz filozof ve toplum kuramcısı Jeremy Bentham'ın 1785 yılında tasarlamış olduğu hapishane inşa modelidir. Tasarımın konsepti gözetlemeye izin verir. Şöyle ki; bütünü (pan) gözlemlemek (opticon) anlamına gelen bu tasarım birkaç katlık tek odalı hücrelerden oluşan bir halka üzerine kuruluydu. Panoptikon'un temelinde yatan ilke, tek odalı hücrenin içindeki sakine saklanacak hiçbir yer bırakmaması, buna karşılık dış cephedeki duvarın penceresinden gelen dış ışığın kuledeki nöbetçilere mahpusun her hareketinin bir silüetini izleme olanağını sağlamasıydı. Bentham'ın yaklaşımına göre, gözlemlenen her yanlış davranışının ceza getireceğini bilen, ama davranışlarının aslında ne zaman gözlemlendiğini bilmeyen mahpusun, aklını başına toplayarak her zaman izleniyormuşçasına
1000Kitap
CemaatlerZygmunt Bauman · Say Yayınları · 2016127 okunma
Puan vermedi·168 syf.··
2023 12. kitabı
Yazara göre hepimiz birbirimize bağlıyız, hiç kimse tek başına kendi kaderinin efendisi değil dolayısıyla ait olduğumuz toplum veya cemaat nasılsa biz de öyleyiz. Kitapta genel olarak cemaatin insan psikolojisi ve sosyolojik yapı üzerindeki etkisi anlatılıyor. Yazar cemaat için inanç kapısı olmaktan çok güvenlik arayışıdır diyor cemaatler ne kadar bilgisiz, bağnaz, kesin ve kör inançlıysa üyelerininde öyle olduğundan bahsediyor aynı zamanda bu oluşumların toplumu geliştirmediğinden de bahsediyor. İnanmak veya dindar olmak için böyle bir yapıya ihtiyaç var mı cevabını size bırakıyorum. Ortadoğu toplumunda yaşayan birisi olarak dinin nasıl kullandığını, ve dinin ne olmadığını görmek adına okunabilir.
Din
CemaatlerZygmunt Bauman · Say Yayınları · 2016127 okunma
Cemaatler
Kitabı günümüz dini tarikatların yapısını anlamak için okumak istedim. Ama yazar cemaatlere daha geniş ölçekli tarihi ve kavramsal açıklamalar getirerek konuyu daha ayrıntılı işlediği için ve bu tarz da benim kitabı okuma amacıma uymadığı için kitabı yarıda bıraktım.
1000k
CemaatlerZygmunt Bauman · Say Yayınları · 2016127 okunma
8/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2017 1. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2017 00:00
Toplumda, etik ya da estetik gerekcelerle olusan, kitleleri, cemaatleri inceliyor. Eric hoffer in kesin inanclilar kitabina cok az benziyor.sosyolojik kelime ve kavramlar ve alintilarla suslenmis guzel bir eser
CemaatlerZygmunt Bauman · Say Yayınları · 2016127 okunma
10/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2020 7. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 23 Şubat 2020 21:31
Postmodernizm Tüketim Cemaat üzerine çalışan Baumanın kitapları çok zengin bilgilerin yanında lafı çok dolandıran cümle yapılarını da içeriyor. Okurken keyif aliyorsunuz ama bir yandan da malesef bir türlü noktalamak bilmeyen cümlelerin sahibi kendisi. Toplu olarak hareket etme ve cemaat tipi oluşumları anlayabilmek için gayet güzel bir kitap. Sosyoloji insana çok şey katıyor. Şiddetle tavsiyemdir.
Din
CemaatlerZygmunt Bauman · Say Yayınları · 2016127 okunma
Güvenlik ve Özgürlük Arasında Cemaat
Puan vermedi·168 syf.··
2026 3. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 05 Nisan 2026 19:30
Neden hepimiz bir yere ait olma arzusuyla yanıp tutuşurken, ait olduğumuz an oradan kaçmak istiyoruz? Bauman’a göre cemaat, kelime anlamıyla "sıcak, samimi ve güvenli" bir yerdir. Dışarıdaki o tekinsiz, rekabetçi ve buz gibi dünyadan kaçıp sığındığımız bir "şömineli oda" gibidir. Ancak yazarın kullandığı Tantalos mitolojisi örneği, bu sığınağın trajik doğasını harika özetliyor: Susuzluktan ölen Tantalos suyun içindedir ama her eğildiğinde su ondan kaçar. İşte ideal cemaat de böyledir; ona tam ulaştığımızı sandığımızda elimizden kayıp gider. Çünkü "tam güvenlik" vaat eden o hayali cemaat aslında hiç var olmamıştır. Bauman diyor ki; eğer bir cemaatin parçasıysanız, artık "kendiniz" olamazsınız. Cemaat size güvenlik verir ama karşılığında özgürlüğünüzü alır. İçeridekilerle aynılaşmak, aynı sloganları atmak ve en önemlisi "Dışarıdakiler" ile bitmek bilmeyen bir kavgaya tutuşmak zorundasınızdır. Cemaat, ancak bir "Öteki" yarattığında varlığını sürdürebilir. Bizi birbirimize bağlayan şey birbirimizi çok sevmemiz değil, dışarıdaki yabancıdan duyduğumuz ortak korkudur. Bu yüzden cemaatler çoğu zaman birer sevgi yuvası değil, yüksek duvarlı, dikenli telli "hapishaneler" haline gelir. Modern şehirlerde yabancılarla dolu bir denizde yüzüyoruz. Tanımadığımız bu insanların sadece "yüzeylerini" görüyoruz. Bir bakış, bir giyim tarzı veya bir dil... Bu yüzeyler çatışmadığında, yani birbirimizi tanıyamadığımızda, o yabancı bizim için "belirsizliğin ve tehlikenin" simgesi haline geliyor. Bauman’ın dediği gibi; adını koyamadığımız küresel korkularımızı, sokaktaki "yabancının" üzerine yansıtıp ondan nefret ederek rahatlıyoruz. En azından artık korkacak somut bir hedefimiz vardır! Gerçek cemaat, bizi başkalarından ayıran bir barikat değil; paylaşım, karşılıklı önemseme ve sorumlulukla
CemaatlerZygmunt Bauman · Say Yayınları · 2016127 okunma
Puan vermedi·168 syf.··
2025 435. kitabı
CEMAATLER(Güvenli Olmayan Bir Dünyada Güvenlik Arayışı), ZYGMUNT BAUMAN 1925-2017 arasında yaşamış Yahudi kökenli Polonyalı sosyolog ve filozof Zygmunt Bauman tarafından sosyolojik anlamda cemaat/topluluk sorunsalı üzerine yazılmış çok değerli bir kitap. Bauman Cemaat kavramını çok geniş bir perspektiften işlemiş. Bugünkü oluşumları değerlendirirsek milli oluşumlar, ulus oluşumları, dini oluşumlar, sendikalaşmalar, meslek örgütleri vs bu kapsama girerler. Modern ve modern sonrası çağın, akışkan modernitenin nihayi amacının sürekli tüketen ve tüketme ihtiyacı ve arzusu hiç bitmeyen aday bireyleri sürekli hazırda bulundurmak olduğunu göz önünde bulundurduğumuzda Cemaat yapılarının da bireyin ihtiyaçlarını karşılamadaki yetersizliğini daha iyi anlamış oluruz. Tüm cemaat yapıları zayıflıklarımızdan beslenir ve bunu sömürürler. İşlerine yaradığımız sürece kullanılırız sonra da atık insan olarak dışarıda bırakılırız. Hiç bir cemaatin bireysel özgürlüğümüz ve amaçlarımızla çakışan bir yapısı yoktur. Hepimiz onlar için potansiyel olarak kullanılabilir figüranlardan ibaretiz. İşimiz yararlılığımızın süresiyle sınırlıdır. Aslında kitabın arkasındaki yazı çok güzel açıklamış durumu: “İnsanlar niçin bir cemaatin parçası olmak ister? Zygmunt Bauman bu soruya “hiçbir zaman tam olarak elde edemeyecekleri güvenceye ulaşabilmek için” yanıtını veriyor. Yazara göre cemaat şiddetli yağmurda altına sığındığımız bir saçağa, dondurucu soğukta içinden çıkmak istemediğimiz şömineli bir odaya benzer. Dışında olduğumuz zaman hemen ona sığınmak ister, sığınınca tüm sorunlarımızın çözüleceğini düşünürüz. Ama sığındıktan sonra, bu sığınmanın bir bedeli olduğunu görürüz. Özgürlüğümüzü yitirir, içeridekilerle aynılaşır ve dışarıda kalanlarla bitmek bilmeyen bir kavgaya tutuşuruz. Bu arayış
CemaatlerZygmunt Bauman · Say Yayınları · 2016127 okunma

Yazar Hakkında

Zygmunt BaumanYazar · 47 kitap
Zygmunt Bauman, 19 Ekim 1925'te Polonya Poznan'da doğdu. Yahudi kökenli Polonyalı sosyolog ve filozoftur. Postmodern felsefenin hem sosyoloji alanında uyarlanmasını hem de genel kuramsal düzeyde sağlıklı bir şekilde değerlendirmesini ortaya koyan yapıtlarıyla tanınmaktadır. Zygmunt Bauman, II. Dünya Savaşı patlak verene kadar, Polonya-Poznan'da yaşamını sürdürmüştür. Daha sonra Sovyetler Birliği'ne taşındı ve savaşın ardından Varşova Üniversitesi'nde doktorasını yaparak Doçentlik sınavını verdi.1954'ten itibaren aynı üniversitede Sosyoloji dersleri verdi. 1968 yılında Polonya Komünist Partisi'nden ayrıldı. Aynı yıl, politik nedenlerden dolayı sosyoloji prefesörlük unvanını kaybetti. İsaril'e göç etmek zorunda kaldı. 1971 yılında Bauman, Büyük Brintanya'nın çağrısı üzerine, Leeds Üniversitesi'nde yeniden sosyoloji kürsüsüne sahip oldu. 1990'lara kadar orada çalışmalarını sürdürdü. Zygmunt Bauman, 1980'li yıllardan itibaren, Modernizm ile Totaliterizm arasındaki bağlantılar üzerine hem kuramsal hem de sosyolojik incelemeleriyle öne çıktı. Özellikle Almanya'daki Nasyonalsosyalizm üzerinden Holocaust hakkındaki çözümlemeleri bu bağlamda önemli bir etki yaptı. Böylelikle, Modernizme içkin kavram ve kategorilerin Totaliterlikle doğrudan ya da dolaylı ilişkileri derinlikli olarak ve disiplinlerarası bir yöntemle ortaya konulmuş olundu. Bauman, aynı zamanda postmodernizm hakkındaki çalışmalarıyla da önemli bir yer tutmaktadır. Siyasal, etik ya da genel olarak kuramsal düzlemde postmodernizmin değerlendirilmesini yapmış ve açık anlaşılır fakat derinlikli de olan metinleriyle postmodernizmin ne olup olmadığını, ne tür olanaklar sağladığını göstermeye ve netleştirmeye çalışmıştır 1989 yılında Amalfi Ödülünü ve 1998 yılında Theodor Adorno Ödülünü almıştır. Ünlü sosyolog Zygmunt Bauman, 9 Ocak 2017 tarihinde, 91 yaşında İngiltere’nin Leeds kentinde hayatını kaybetti.