mesude t.

mesude t.
yamayamıyorum deliğini kalbin
130 okur puanı
Kasım 2019 tarihinde katıldı
Aile kıvkıvlı bir kurumdur ve en önemli işlevi çocuklarının ruhuna suçluluk duygusu ekmektir. Hain evlat da hayırlı evlat da ruhunda aynı tohumu büyütür. Kimisi tohum baş verdiğinde kendi ailesini kurar ve taşıyıcısı olduğu hastalığı vârislerine bulaştırıp kurtulur, kimisi de içindekini başka birine ekmekten dehşetle korktuğundan kendi ruhunun çürümesini izler, evde kalır.
Reklam
Fakat aile bu demekti; insanın içine mesnetsiz bir korku ve suçluluk duygusu ekme merkezi.
Görüyorsun değil mi Musa! Bırakmıyorlar ki kendi felaketimizi yaşayalım! Bırakmazlar ki herkes kendi felaketini yaşasın. Kendi zihninin dehlizlerine, kendi hafızasının koridorlarına dalsın! Bırakmıyorlar bak! Beynimi, yüreğimi, göğsümü sıkıştırıyorlar! Dünya dönmekte devam ediyor diyorlar, sen kardeşinle tıkılıp kaldığın odanda devinirken biz yaşamaya devam ediyoruz diyorlar; yapılması gereken işler durup kalmıyor; dünya dönüyor! Sanki şimdiye kadar çevirdiğim bütün kitapları okumuşlar gibi bunu da hemen çevirip bitirmemi istiyorlar; kendi varlıkları manalı olsun diye benim buradaki varlığımı, seninle beni yani Musa tehdit ediyorlar. Bırakmıyorlar ki kendi felaketimizi yaşayalım. Canımı sıkıyorlar.
bir sevgi türü olarak : “rağmen”
Sen bütün müsabakalardan beri idin. Bense hep rağmen sevildim. Kız çocuğu olmama rağmen, yeterince sevimli, yeterince güzel, yeterince akıllı olmamama rağmen. Büyüdükçe yapamadıklarımın boyu önce boyumu sonra da yaptıklarımı aşmasına rağmen. Bana bütün bunlara rağmen belli bir ölçüde sevildiğim ve bu ölçüyle yetinmem gerektiği, hatta ben her ne isem o olmama rağmen sevildiğim için müteşekkir olmam gerektiği öğretildi.
Cezanın doğması için yeter neden, işlenmiş bir suç değil suçu işleyenin kimliğidir. Bu nedenle bazı suçların cezasız kalacağı açıktır.
Reklam