Keşke filmlerdeki kurşunu bitince silahlarını sanki bir daha hiç işine yaramayacakmış gibi kaldırıp atan askerler ya da çölde su kabağındaki suyu idareli kullanmak yerine susuzluğa dayanamayarak içip bitiren sonra da sukabağını yolda kaldırıp atan kaçaklar gibi yapsaydım. Bunun yerine ilerideki kötü günlerde, geçmişten gelecek hafif ışıklar sıcaklığı belki geri getirir diye küçük şeyleri bile sincaplar gibi sakladım. Gönülsüz bir şekilde gelecekte karşılaşacağımı bildiğim borçları ödemek için bugünden çalmaya başladım.
Birden ödünç zamanlarda yaşadığımızı, zamanın daima ödünç olduğunu ve ödünç veren bankanın verdiği kredileri tam da bizim ödemek için en hazırlıksız olduğumuz ve yeniden ödünç almak ihtiyacı hissettiğimiz bir zamanda geri aldığını fark ettim.
Dakikalarımızın sayılı olduğunu biliyor ama saymaya cesaret edemiyordum. Tüm bunların nereye gittiğini biliyor ama kilometre levhalarını okumak istemiyormuşum gibi. Dönüş yolunu bulmak için ekmek parçalarını kasten bırakmadığım günlerdi, yedim onları.
Dakikalarımızın sayılı olduğunu biliyor ama saymaya cesaret edemiyordum. Tüm bunların nereye gittiğini biliyor ama kilometre levhalarını okumak istemiyormuşum gibi. Dönüş yolunu bulmak için ekmek parçalarını kasten bırakmadığım günlerdi, yedim onları.