...hatta İspanyol kapitalistler bile paralarını ülkeden çıkarıyorlar çünkü onlar da paralarını koruyabilmek ve daha fazla kazanabilmek için hukukun üstünlüğünün tesis edildiği ve bireysel mülkiyete saygı duyulan Hollanda gibi yerlere yatırım yapmaları gerektiğini anlıyorlar.
Böylelikle, İspanya kralı tüm yatırımcıların güvenini kaybederken, Hollandalı tüccarlar güven kazandılar...
Modern Öncesi Ekonomi
Geleceğe dönük güvenin zayıf olması -> Az miktarda kredi -> Yavaş Büyüme -> Geleceğe dönük güvenin zayıf olması -> ...
Modern Enonomi
Geleceğe dönük güvenin kuvvetli olması -> Bol miktarda kredi -> Hızlı büyüme -> Geleceğe dönük güvenin kuvvetli olması -> ...
Eğer kredi bu kadar harika bir şeyse, neden daha önce kimse bunu düşünmedi? Elbette düşündüler. Öyle ya da böyle, kredi anlaşmaları bilinen tüm insan kültürlerinde vardı, en azından eski Sümer dönemine kadar uzanıyordu. Önceki çağlarda, mesele kimsenin bu fikri düşünmemesi veya nasıl kullanılacağını bilmemesi değildi, mesele insanların geleceğin bugünden daha iyi olacağını düşünmemesi, bu yüzden de kredi vermeye istekli olmamasıydı. [...] Bunu ekonomik terimlerle anlatmak gerekirse, toplam zenginliğin sabit kalacağına veya azalacağına inanılıyordu; bu yüzden de insanlar, şahsen kendilerinin ve krallıklarının veya tüm dünyanın, örneğin on yıl sonra, daha fazla zenginlik üreteceğine inanarak girişimde bulunmanın kötü bir kumar olduğunu düşünüyordu. İş dünyası sıfır toplamlı bir oyun gibi görülüyordu. Elbette herhangi bir fırının gelirleri artabilirdi ama bu ancak diğer fırının gelirlerinin azalmasıyla mümkün olurdu. Venedik zenginleşebilirdi, ama aynı süreçte Cenova fakirleşirdi; veya Osmanlı Sultanı zenginleşebilirdi ama bunu İran Şahı'ndan almalıydı. Pastayı farklı şekillerde kesebilirdiniz ama sonuçta pasta aynı pastaydı.
Bu yüzden pek çok kültür, para kazanmanın günah olduğuna ikna oldu. İsa'nın dediği gibi "Bir devenin iğne deliğinden geçmesi, bir zenginin Tanrı'nın krallığına girmesinden daha kolaydır" (Matta 19:24). Eğer pasta değişmiyorsa ve bunun büyük kısmına sahipsem, bir kısmını başkalarının payından çalmış olmalıyım. Zenginler de bu yüzden, yani kötülükleri yüzünden kârlarının bir kısmını fakirlere dağıtmak durumundaydı.
Hem bilimin hem de imparatorlukların olağanüstü yükselişinin arkasında özellikle önemli bir güç daha vardır: kapitalizm. Daha fazla para kazanmak için uğraşan işadamları olmasaydı, ne Kolomb Amerika'ya ne James Cook Avustralya'ya ulaşır, ne de Neil Amstrong Ay'ın yüzeyindeki o küçük adımı atabilirdi.