Stefan Zweig-Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu
Küçük bir çocukken bir yetişkine beslediği masumane çocukluk aşkı yıllarca devam etmiş, kadının benliğine yerleşmiş saf, bağlılık ve saplantı dolu aşka dönüşmüş. Kendinden daha çok aşkına aşık bir kadının acı ve itiraf dolu mektubu.
Zweig'in harika psikolojik tahlillerini yansıttığı muhteşem bir kitap. Bir kadının içinde neler yaşadığı, aşk uğruna neler yaptığı, bağlılık ve saplantı arasındaki karmaşası harika bir şekilde anlatılmış.
Kitabın sonunda hissettiğim duyguyu "Kürk Mantolu Madonna" kitabında hissetmiştim. Aşkın ve çaresizliğin verdiği o tuhaf his. Okumanızı tavsiye ederim.
Mrs. Dalloway- Virginia Woolf
Okuduğum en ilginç romanlardan biriydi. Birkaç kez okumayı bıraktım, okuması çok zor gelmişti. Sessiz ortamda sakince okunması gereken bir roman olduğuna karar verdim ve sonunda bitirdim. :)
Roman aslında kitabın arkasındaki yazılanlar gibi. Tek bi gün anlatılıyor hatta birkaç saat. Mrs. Dalloway'in vereceği bir parti ve ansızın şehre gelen ilk aşkı ile karşılaşması. Bu karşılaşmadan sonra canlanan mazi. Yazarın ölümle ilgili düşünceleri yine bir iki karakter üzerinden işlenmiş. En çok ilgimi çeken yerlerdi bu düşünceleri.
Romanda karakter cümbüşü var desem yeridir. Bilinçakışı tekniği kullanılmış. Bu kadar uzun sürede ve zor okumamın sebeplerinden biride bu sanırım. "Kim kimdi? ne yapıyordu?" Diye defalarca önceki sayfalara dönüş yapmışımdır.
Tüm karakterlerin bir şekilde zihnine girip ruhunu yaşıyorsunuz. Sanırım romanı anlatabileceğim en iyi cümle bu.
İnsanın hissettiği tüm duygular yansıtılmış, aşk, sevgi, ego, nefret, kıskançlık,özlem ve dahası.Gündelik bir hayatta aklımızdan bir çok his geçer dilimize dökmediğimiz, bu romanda hissettiğim buydu. Okurken karakterlerin ruhuna büründüğümü hissettim.
Okumaya ilk başladığım zaman zorlanmış olsamda diline alıştıktan sonra benimsedim. Dalgalar isimli romanı merak ettiklerim arasında. Yakında onu okumayı düşünüyorum.