Tek solukta okuduğum ve artık en sevdiklerim arasına aldığım enfes bir öykü kitabıydı. Fırsat buldukça tekrar tekrar okumaya üşenmeyeceğim.
Yazarın insanoğluna verdiği mesajlar gayet açık:
Farklı olabilmek; farklı olma cesaretini gösterebilmek. Ne kadar farklıysan o kadar yalnızsın aslında ama bir o kadar da özgür.
Sınırlar; bizden öncekilerin zihnimize yerleştirdiği, zihnimizin de bunları kabullendiği rakamlardan ibaret. Eğer gelişmek, özgür olmak istiyorsak önce beynimizdeki o duvarı yıkmalıyız.
Hurafeler ve şahısları yüceltmeler; gelişimimizin önündeki en büyük engeller. Peygamber hayatlarına benzettim öyküyü biraz da. Peygamberlerin geliş amaçları belliydi; insanoğluna rehberlik etmek. Ancak bu dünyadan göçtüklerinde insanoğlu onları yüceltmiş ve onların öğretisinden farklı yollara sapmışlardı hem de onların isimlerini kullanarak. Günümüzde bile bunun devam ettiğini görmek mümkün. Bir şeyleri yüceltmeye, gerçeklikten saptırmaya ne kadar da açız.
Asıl olay da bütün bunları 100 sayfa bile tutmayan bir öykü kitabında sadece martıları kullanarak yapmak. İşte buna sanat denir.:)