Kendilerini tekrar tekrar, “Bu uçmak değil,” diye telkin ediyorlardı, “sadece doğru olanı bulmanın bir yolu.” Böylece ‘Öğrencileri’ reddederek, kendileri öğrenci oldular. Martı Jonathan’ın ismini reddederek, onun sürüye getirdiği mesajı uygulamaya başladılar.
Tabii ben de artık onlara ne boa yılanlarından ne balta girmemiş ormanlardan ne de yıldızlardan söz açıyordum. Onların düzeyine iniyordum. Briç, diyordum, golf, politika, kıravat mıravat. Onlar da böylesine aklı başında biriyle tanıştıklarına bayağı seviniyorlardı.