7/10
·48 syf.··
2026 18. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 15:46
Çok uzun zamandır dergi okumamıştım bu dergiyi okumak bana baya iyi geldi. İçindeki hikayeleri Çok beğendim yazım tarzları şiirseldi. Derginin içindeki çizimler de çok tatlı. Asıl anlatmak istediğim bu dergiyi alış hikayem. Ankara da sahaların olduğu bir çarşı var. Ordaki en küçük dükkana girdim ve çok tatlı bir teyzeyle tanıştım. İki gündür gelen ilk müşteri olduğumu söyledi . Biraz sohbet ettik eskiden öğretmen olduğunu falan anlattı bana. Elim boş çıkmak istemedim ama çok kitap çeşidi de yoktu. O sırada bu dergi gözüme ilişti ve hemen aldım. O tatlı teyze de bana çikolata hediye etti hatta çay ikram etmek de istedi. Küçükken MFÖ'yü çok severdim o yüzden okurken hayli keyif aldım. Bir noktadan dergi okumaya başlamak istiyorsanız kafka okur doğru dergi olabilir.
KafkaOkur - Sayı 110 (Mayıs 2026)KafkaOkur Dergisi · KafkaOkur Dergisi Yayınları · 202651 okunma
Puan vermedi·559 syf.··
2025 38. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2025 16:23
Notre Dame'ın Kamburu- Victor Hugo Nasıl anlatsam, nerden başlasam? Diyor ya MFÖ. Tam da oradayım efendim. Yıllar yıllar önce her liseli gibi kısaltılmış halini okuduğum (utanarak) Notre Dame'ın Kamburu'nu bu sene canım kulübüm Giresun Okuma Kulübü ile haziran ayı kitabı olarak seçtik. İyi ki de seçtik. Tam bir edebi zevk içinde okudum. Şimdi gelsin mi inceleme ? Hikayenin ana hatlarını herkes bilir. Kambur, bir gözü kör, çirkin ve sağır biri Quasimodo. Doğduğunda da bir bu kadar korkunç. Dönem Paris halkı onun lanetli olduğunu düşünüp öldüreceği sırada, halkın elinden kurtaran kişi de başdiyakoz Claude Frollo. Sonra da elbette güzeller güzeli Esmeralda var. Üzerinize afiyet Firdevs Yöreoğlu gibi ağız dolusu aptal demek istediğim. Şimdi ben genel hikayeden ziyade kitabın beni etkileyen asıl kısımlarına gelmek istiyorum. Kitap başlı başına bir ansiklopedi. Özellikle Paris yapıları ve sokakları tasviri bir o kadar detaylı ki... Keşke Paris'e gitseydim veya bu anlattığı yapıları daha iyi anlamak icin sanat tarihi okumuş olsaydım dedim. Ama çoğu okur için de kitabın ilerlemekte en zorlanılan yeri. Bütün isimler, binalar , sokaklar Fransızca olunca ve anlatılan yeri bilmeyince elbette biraz zor ilerliyor. Gerek dönem din ve siyasi kişilerini eleştirisi ile, gerek gotik mimariyi bize bu kadar iyi anlatışı ile tam bir başyapıt.Sonrasında halkın duruşu olmayışı ile halk eleştirisi, bütün zengin rahipler ve yöneticiler ile din/siyaset eleştirisi, mahkeme sahneleri ile de çürümüş adalet eleştirisini net bir şekilde yapmış. Ilk kısımlardaki tasvirler biraz zorlasa da ne olur bırakmayın ve bu muhteşem eseri tamamlayın. Daha detaylı incelemem kulüp toplantısı sonrası gelecek. Önerimdir şiddetle okuyunuz.
Edebiyat
Notre Dame'ın KamburuVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202242,1bin okunma
Reklam
Güzel ve samimi bir kitap
8/10
·339 syf.··
2025 9. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 23 Mart 2025 12:02
Güzel ve samimi bir kitap.Dönemin Sanat,tiyatro, müzik dünyasında yaşanan olayları çok güzel anlatmış Mustafa bey. Kendi çocukluğundan, ailesinden başlayarak yaşanan olayları sırasıyla anlatmışlar. Kendisini Nilay örneğin nasıl olunur podcast'inden dinledikten sonra tanıdım. Okumaya vakit bulamayanlar için bir alternatif.Kitabın özeti gibi bir podcast Kitabın içinde çok defa geçen kelimeler Spoiler: Sezen aksu Şener şen Mfö Egemen bostancı Erol Evgin Emel Sayın Timur Selçuk Uğur Yücel Eurovision Konser Spor Sıla dizisi İkinci bahar dizisi Selin Ongun
Yorma BiraderSelin Ongun · Doğan Kitap · 201930 okunma
“İrtica sahneye çıktı.”
Puan vermedi·166 syf.·
2025 99. kitabı
“1979'da Şahları da Vururlar'ı yazdım. Piyasadan sıkılmıştım. Söyleyecek yeni bir sözüm vardı. Kendi tiyatromu kurmak istiyordum. Haldun beyi (Haldun Taner) aradım, yeni bir oyun yazdığımı, onunda okumasını çok istediğimi söyledim. Kabul etti Haldun Bey, randevu verdi. O gün ustayla buluşmak için Divan Pub'a nasıl gittiğimi hatırlamıyorum. Yüreğim trampet çalıyor, öyle bir heyecan. Hava günlük güneşlik. Teşvikiye'den Elmadağ'a yürüdüm. Aklımdan neler geçiyor. Ya beğenmezse, ya hoşuna gitmezse. Korktuğum gibi olmadı. Haldun Taner dünya beyefendisi bir adamdı. Benim gibi Çarşambalı'da değildi. Ota boka sinirlenmezdi. Neyse oturdum ustanın karşısına. Daktilo edilmiş tekstimi verdim. ‘Buyrun hocam, işte size Şahları da Vururlar. Haldun Bey teksti bana geri verdi. ‘Oku bakalım oyununu’ dedi. ‘Çok uzun, vaktinizi almak istemem’ dedim. ‘Vaktim var, dinlerim' dedi. Başladım okumaya. Bir gözüm Haldun Taner'de. Gülüyor mu, eğleniyor mu, onu anlamaya çalışıyorum. Teksti okuyup bitirdikten sonra baktım ki Haldun Bey'in gözünün içi gülüyor. Ustam çok beğenmiş Şahları da Vururlar'ı. Sevinçten ne yapacağımı bilmez hallerdeyim. ‘Yalnız’, dedi ‘İlk perde finali çok sert olmuş. Bana kalırsa Ömer Hayyam idam edilmesin. İdamdan önce son arzusu sorulsun. Hayyam, İran'ın veliahtını görmek istesin. Şah Rıza, ortada karı yok ne veliahtı diye sorsun. Ömer Hayyam da menim macelem yok, men meklerem desin. O gün Haldun Taner bana harika bir perde finali hediye etti.” (İkinci Biyografi kitabı Başkaldıran Kurşunkalem'de daha net ve ayrıntılı anlatılmıştır. Hazır ismini anmışken onun da incelemesini alt satıra bırakıyorum: #132687963 Tiyatrosu Ortaoyuncular'ı kurduğu ilk yıl, 14 Mart 1980'de Şahları da Vururlar oyunuyla perdeyi açar. İran yönetimini sağlam eleştiren,
Şahları da VururlarFerhan Şensoy · Ortaoyuncular Yayınları · 1997270 okunma
8/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2024 17. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2024 00:36
Tatar Çölü yine okurken keşke daha önce okuma fırsatım olsaydı dediğim bir kitap oldu...Bazen hayat bizi bir yere bağlar ve biz o yerde ömrümüzün sonuna kadar yasamak isteriz bu yerlerde yaşayanlara Zülfü Livaneli bir şarkısında DOĞDUKLARI YERDE ÖLENLER diyor .Rüyalarında çine maçine gidiyor bu insanlar...Sıradan tek düze bir hayat aynı arkadaşlar,aynı sokak,aynı ev...Gidenler kabuğundan çıkanlar yeni dünya ile tanışıyor bazen çok mutlu oluyor bazen kabuğunu özlüyor...Aslolan yalnızlık insanın içinde gitmek kalmak aslında kendinle yüzleşmekle ilintili...Ne diyor MFÖ "Hep yalnızlık var sonunda yalnızlık ömür boyu" kitap ile kalalım...
Tatar ÇölüDino Buzzati · İletişim Yayınevi · 201819,8bin okunma
Maksat yeşillik olsun...
Puan vermedi·48 syf.·
2024 29. kitabı
OT dergisi - sayı 125 ile dergi okuma serüvenim başlamış bulunmakta. Derginin bu sayısı; rahmetli Özkan Uğur (MFÖ) ve Erkin Koray'ı anma temalıydı. Bunun haricinde dergide farklı konularda yazılar, mini hikayeler, karikatürler, röportajlar, kitap/film önerileri... yer alıyor. Bazı yazı derlemeleri ilgimi çok çekmedi ama genel olarak güzel bir dergiydi. Edebiyat ve sanat ağırlıklı, genel kültürlük bilgiler içeren, keyifle okunulabilecek, rengarenk bir dergi olmuş. Dergide en beğendiğim yazılar; -Gerçekteki kurguya karşı romandaki kurmaca -Sıra dışı bir güzellik ve iyi bir kalp! -Şuursuzluk -'Ben demiştim' bey -Üç Nal'ın şairleri En son ortaokulda heygirl dergisi okuduğumu düşünürsem, bu dergi benim için büyük bir adım oldu. Kitap okumaktan da çok farklıydı bence. Örneğin; MFÖ'nün ve Erkin Koray'ın şarkılarını dinlemek için biraz vakit ayırdım kendime ve Oppenheimer'ı izleme listeme ekledim... Bu yüzden biraz sindirerek okumak gerekliydi. Benim söyleyeceklerim bu kadardı. Herkese keyifli okumalar.
OT Dergi - Sayı 125 (Eylül 2023)Ot Dergisi · Medu Yayıncılık · 2023130 okunma
Reklam
Reklam