M.

Her şeyi düzeltmeye kalkışmanın yok ettiği.
Neden hayatta kaldım? Herkesin yerini bulup oturduğu kalabalık bir sofrada, ayakta kalmış gibi hissediyordum. Neden o kampta ölmedim? Bardağı taşıran o son damla gibi... Hiçbir zaman bardağa ait olamamış ve gelişiyle her şeyi altüst etmiş o damla gibi hissediyordum kendimi.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Elbette hayatta kalmış olmak yaşamak anlamına gelmiyordu. Ama bu soruları sormam için nefes almam bana yetiyordu. Bazen böyle olur, gün içinde bir an gelir ve ben var olduğum için utanırdım.
Fazla düşünüyordum. Oysa herhangi bir devlet başkanı kadar umursamaz olmalı bir cerrah. Kesinlikle olmak zorunda! Ne bileyim, bir yerlerde savaş çıkarmış herhangi bir devlet başkanı gibi olmalı mesela. Tam da o başkan gibi şunu kendine rahatlıkla söyleyebilmeli: Düşünme o suratı yanmış bebekleri. Ayağı kopan, bağırsağı parçalanan o bebekleri düşünme. Sen işine bak! Düşünme hiçbirini! Siktir et o bebekleri!
İnsana öyle bir bakarlar ki yaptığın hiçbir işi ciddiye alamazsın. Hikmet başını arkaya çevirdi: " Oysa huzurumuz var değil mi albayım? Hüsamettin Bey başını salladı:" Huzurumuz var da denemez. Vaktimiz bol olduğu için bütün günümüzü huzursuzlukla dolduramıyoruz sadece. "

M.

, bir kitap okudu
Puan vermedi·216 syf.·
22 günde okudu
·
Okunma: 16 Ocak 2022 21:18
·
2022 1. kitabı
Şükrü Erbaş
8.8/10 · 1.612 okunma