Kitapta şöyle bir alıntı yer alıyor "Peki ama sen kendin bir öğreti değilse bile, sana özgü olup yaşamana yardım eden bazı düşünceler geliştirmedin mi kafanda, bazı bilgilere ulaşamadım mı...?"
Yazar, Birinci Dünya Savaşı'nı izleyen yıllarda insanları yaşamlarını ve öz benliklerini yeniden kurmaya çağıran, tüm bireylerin benimseyeceği şekilde yararlamasını sağlayan kılavuz niteliğinde bir eser ortaya koymuş.
Bireysel ve toplumsal hayatta yaşadığımız problemlere karşı zihnimizde karanlıkta kalmış yerleri aydınlatmak ve kendimize yeniden hatırlatmak için yazar; bizleri başkalarının sunduğu hazır reçeteler yerine, Siddhartha’nın o meşhur 'Düşünebiliyorum, bekleyebiliyorum, oruç tutabiliyorum' düsturuyla tanıştırarak, aslında en büyük hazinenin bu üç temel yetenekte saklı olduğunu fısıldıyor. Bu üç basit ama derin yetenek; aslında insanın dış dünyadaki kaosa karşı kendi içindeki sarsılmaz kaleyi nasıl inşa edeceğinin, zihnini nasıl berrak tutacağının ve sabrın o fethedilemez gücünün bir özeti niteliğinde. Eser, bittiğinde okuru sadece bir sonla değil, kendi nehrinin sesini dinleyeceği yepyeni bir başlangıçla baş başa bırakıyor.