Şu sıcak yaz akşamında sessiz, sakin bir çay bahçesinde hayatlarımızın aldığı hallerden konuşmanın bir manası yoksa tadı vardı. Susmanın da... Yıllarca konuşup durmuştuk- bir gün bir yerde susmamız kaçınılmazdı.
Bir gün hiçbir şey yapmak istemediğimi fark ettim. Yapabileceğimi düşündüğüm hiçbir şeyi yapmak istemiyordum. Bundan sıkılmıyordum da. Suçluluk da duymuyor, üzülmüyor, hayıflanmıyordum. Kalmakla gitmek arasında fark kalmamıştı.