Bir kadın için çekilecek acıların en büyüklerinden biri bu; bugüne kadar hiç sevilmediğini hissetmek...İki uçlu bir acıdır bu. Oklardan biri karşı tarafa yönelirken biri de kişinin kendine batar. Sadece onu sevmeyen adamlardan değil, kendinden de nefret eder.
Bir insanı kaybetmek istiyorsan tıpkı senin gibi, onu çok ama çok sevmen gerekiyor. İşte o zaman kendiliğinden gider zaten.
Affetmek aslında sadece karşı tarafı rahatlatan bir eylem değildir.Affedince önce biz rahatlarız.Yüreğimizdeki taş hafifler, bir süre sonra da kalkıp gider.
Eğer bir insan mutsuzsa, onu hiçbir şeyle mutlu edemezsin çünkü mutluluk bir karardır.Köşkler, yatlar, katlar hatta mevki, başarı sevgi bile bazen insanı mutlu edemez.
İnsan Tanrının karşısına geçince mahzunlaşıyor.Sen ne biliyorsan kendi hakkında , o daha fazlasını biliyor.Saklamak yok.Çıplak gibisin.Doğdugun gün gibi...Öldüğün gün gibi.
...Damlalar çoğalıyor galiba.
Çok güzeldi.Beklemediğim şekilde ilerleyen bir kitaptı. Kendini bulma yolculuğu... İfadeler ve psikolojik tahliller etkileyici. Hoşlanmadığım tek şey sonu oldu. Nurten bu iyi sonu hak etmedi.