Canım seriyi bitirmiş bulunmaktayım. O kadar heyecanlıydı ki bir seriyi bir günde bitirdim. Lana sonunda intikamını aldı. Ve loganla istediği mutlu sona ulaştı. Ayrıca tüm seri boyunca hakkında konuşulan katil beni acayip şaşırttı. Orda bir ters köşe yemiş olabilirim. Çünkü katil olarak onu hiç tahmin etmemiştim. Kitabı okurken nasıl ya diyerek resmen sayfayla bakışmış olabilirim. Yine acayip bir şekilde sürükleyiciydi. Kitabı elinizden bırakamıyorsunuz.
Tüm seri boyunca sevdiğim iki karakter vardı Jake ve Logan. Lananın intikam ateşi bir nebze de olsa dinmiş oldu. Kitabı bitirdikten sonra yazarı biraz araştırdım bu tarz başka kitapları var mı diye ama çok üzücü bir şey öğrendim. Yazar 5 sene önce vefat etmiş bunu duyunca çok şaşırdım. Ve ayrıca loganın final sahnesinde Lanaya verdiği hediyeye bayıldım. Bu tarz kitapları okumayı çok seviyorum. Hikaye de gizem, cinayet, intikam, aşk, katil , FBI ajanı , hacker ne ararsan vardı. Bu da kitabı çok sürükleyici yapıyor. Tek kelimeyle bu seriye bayıldım ...
Merhaba,
Her ne kadar ben son yüz sayfasını okumaya başladıktan iki ay sonra bitirmiş olsam da gerçekten akıcı bir kitaptı. Son kısmı bu kadar bekletmem tamamen şahsi sebeplerimden kaynaklanıyordu.
Gelelim kitabın konusuna. Bilindik bir patron-sekreter teması işlenmişti.
Tali karakterini ne kadar sevdiysem Hayes karakterini o kadar sevmedim. Tali çok tatlı bir karakterdi. Onun iç dünyasını okumak oldukça keyifliydi. Özellikle ailesiyle yaşadığı çatışmaları, omzuna yüklenen sorumlulukları ve bunlara verdiği mücadeleyi okumaktan keyif aldım.
Fakat Hayes o kadar sinir bozucu bir karakterdi ki... Öyle birini tanıdığımı ya da yanında çalıştığımı hayal dâhi edemiyorum. Bunun sebebinin de yazarın karakteri oldukça tutarsız yazması olduğunu düşünüyorum. Önce onu tam bir playboy gibi tanıtıyor, sonra ise aslında öyle biri olmadığı, aksine şeker mi şeker biri olduğu ortaya çıkıyor. Yersen tabii. Neyse...
Bu kitap hakkında diyeceklerim şimdilik bu kadar.
Bu kitaba puanım 5/10.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Çok fazla bir şey söylemeye gerek yok. Okudum bitti. Kesinlikle okunmalı mı? Bence hayır. Dünyanın en kötüsü mü? Bence hayır. Elinizde varsa bir saatlik bir kitap. Pek bir şey kattığı da söylenemez. Zaman geçirmelikti benim için.
Bir solukta okunacak, su gibi akan bir kitap. Pırıl pırıl tertemiz bir anlatım. Nasıl başladım nasıl bitti hiç anlamadım bile.. Yer yer güldüren, yer yer gözlerimi nemlendiren, çok güzel bir romandı.
*Spoiler uyarısı, kitabı okumayanlar devam etmesin :)
Küçük Meltem'e, o yapayalnız kırgın çocuğa böyle sıkı sıkı sarılsam diye o kadar çok istedim ki... Yaralı ve suskun çocuklara paramparça oluyor kalbim. Başına gelen her talihsizlikten kendini suçlayıp, kendi masumiyetini cezalandırmayı ancak bir çocuk kalbi yapabilir. Ama büyük Meltem bir yolunu bulur, ona inanıyorum. O mutlu olur. Fırat çok tatlı bir yerden dokundu ona. Selime teyzenin de mutlu sonunu okusaydık keşke, merak ediyorum şimdi nasıldır acaba? Hem neden geri dönmemek üzere gitmiş. Telefonu Hasan'da bırakmasaydı keşke. Çocuklarıyla güzelce bir barışıp sonra köydeki huzurlu hayatına dönseydi de çocukları onu orada ziyaret edip tatil yapsaydı kaz dağlarında... Huzurevindeki teyzeye de çok içim acıdı zaten. Kadın elden ayaktan düşmemiş, yatalak değil kimsenin üstünde yük değil, ne demeye bozdular güzelim düzenini, aldılar elinden sedirinden izlediği dağ manzarasını? Neyse belki Selime teyze Kastamonu'da kendi köyüne yerleşmiştir, Mustafa'sıyla yaşlılık hayaliydi sonuçta. Hem bizim köyün buradan kalır yanı yok dememiş miydi? Kendi köyünde kurmuştur o huzurlu hayatı. Huzurevindeki teyzeyi zaman zaman yoklar, halini hatırını sorar belki. Sonra çocukları gider Selime teyzeyi kendi köylerinde ziyaret ederler. Belli mi olur? Selime teyze ben Meltem'in çocukluğuna paramparça oldum evet, ama senin akıbetini de çok merak ediyorum doğrusu. İnşallah kalan ömründe çok mutlusundur.*
Gun gun okuyorum biraz falim sakiz muamelesi yapiyorum. 26 haziran tersini yapmak karsima cikip duruyor surekli mindset ediniyim mi elemani atlatamiyosak yasayalim bari dedik
Gülseren Budayıcıoğlu’nun Kral Kaybederse adlı romanı, ilk bakışta bir aşk ve aldatma hikâyesi gibi görünse de, aslında narsistik kişilik örüntüsünü, çocukluk travmalarını ve ilişkilerdeki bağımlılığı ele alan psikolojik bir romandır. Yazar, gerçek danışan öykülerinden ilham alarak kurguladığı bu eserde “güçlü görünen insanın içindeki kırılgan çocuğu” anlatır.
Romanın temel konusu
Romanın merkezinde Kenan vardır. Yakışıklı, başarılı, zengin ve kadınların büyük ilgi gösterdiği bir adamdır. Kendisini adeta “kral” gibi görür. Ancak bu güçlü görüntünün altında, çocukluğunda annesi tarafından aşırı yüceltilmiş, babasıyla sağlıklı bağ kuramamış ve gerçek sevgi yerine hayranlıkla beslenmiş bir kişilik yatar. Bu nedenle yetişkinlikte kadınları sevilecek insanlar değil, kendisini besleyen aynalar olarak görür.
Roman ilerledikçe Kenan’ın hayatı yavaş yavaş çökmeye başlar. İş hayatındaki kayıpları, ilişkilerindeki kırılmalar ve sonunda yalnız kalışı, onun “kral” kimliğinin parçalanmasına neden olur.
Karakter analizi
Kenan
Kenan romanın en güçlü karakteridir.
Onun en belirgin özellikleri:
* Kendini herkesten üstün görmesi
* Sürekli beğenilme ihtiyacı
* Empati eksikliği
* Kadınları elde edilmesi gereken birer “başarı” olarak görmesi
* Terk edilmeye karşı yoğun korku
Roman boyunca Kenan’ın aslında özgüvenli değil, özsaygısı kırılgan bir insan olduğu anlaşılır. Dışarıdan güçlü görünse de, başkalarının hayranlığı olmadan kendini değerli hissedemez.
Fadi
Romanın en etkileyici karakterlerinden biridir.
Çocukluğu yoksulluk ve sevgisizlik içinde geçmiştir. Bu yüzden Kenan’ın gösterdiği küçük ilgi bile onun için büyük bir sevgiye dönüşür.
Kral KaybederseGülseren Budayıcıoğlu · Remzi Kitabevi · 201521,9bin okunma