Birkaç gündür Ağrı'da yaşamını yitiren Ayşe öğretmenin acısı,hayalleri,emekleri ve her şeyden öte akranım,meslektaşım bir gencin sessiz çığlıklarının sığmadığı dilekçeler de kaldı aklım ... Sanki günün normal bir olgusu gibi devam etme alışkanlıklarımız ne zaman bitecek diye düşünüyorum? Yazıyoruz şekil verip verip paylaşıp hikaye atıp; birkaç beğeni birkaç yorum ardından kapanış, her şey bu kadar mı yok mu başka çözümler? Neden bu kadar acımasızlıklar göz ardında bırakmalar... Kalbim zihnim bir kıyametin içinde bulanıp duruyor yarın diyorum ertesi gün diyorum birimizden biri hiç ummadığın bir anda yitip gitti ardından bir gazete manşeti birkaç söz ve masalın,hikayen dünyadaki en güzel varlığın hiçe sayılıp bir dahakine yol veriliyor ne yazık ki bu acı gerçekleri düşünürken kalbim acıyor..