Kendime bir türlü anlatamadım, özlemek ne? Özlemek birini yanında istemek ama onu asla ve asla bir daha görememek. Ben onu görmesem o yaşasa, dünyanın öbür ucunda olsa, sesini hiç duymasam, yüzünü hiç görmesem ama bilsem o hayatta, özlemek öyle bir şey mi?
Bir piskopos, fırtınalı bir günde, katedralinde bulunuyordu. Hıristiyan olmayan bir kadın onu görmeye geldi ve sordu: "Ben Hıristiyan değilim. Kurtuluş hakkım var mı benim? Cehennem ateşinden kaçabilir miyim?"
Piskopos bakışlarını kadına çevirdi ve cevap verdi ona: "Hayır, su ve kutsal ruhla vaftiz olanların dışında, kimseye kurtuluş yoktur!"
Ve sözünü tam bitirdiği anda, bir gök gürültüsüyle katedralin üstüne yıldırım düştü, yapı bir anda ateş ve alev içinde kaldı.
Kentin insanları yetişip kadını kurtarmayı başardılar. Ama piskopos yandı, kül oldu; ateş onu yuttu.
Sayfa 9 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okuyor
Dünya Sağlık Teşkilatı Başkan'ı açılış konuşmasında, "Dünya sağlığına en büyük tehdit nereden geliyor?" diye sorunca AIDS mi, sıtma mı, yeni bir veba mı diye bakışırken; "Aile sofrasının dağılması," dedi. Sofrada birbirimizin ruh halini, keyfini, keyifsizliğini görüyoruz. Günümüzde geçinebilmek için herkes çalışınca, ortak programlarla saatlerin kesişmesi zorlanınca, özellikle çocuklar yalnızlığa, bin bir etkinliğe teslim edilince aile dağılıyor, bireyin yalnızlığını görecek kimse kalmıyor.