Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Çünkü nasıl gözleriniz görmeye, kulaklarınız duymaya yarıyorsa, insanın yüreği de zamanı algılamaya yarar. Kör biri için gökkuşağının renkleri ve sağır biri için kuş sesleri nasıl boşunaysa, yürekle algılanmayan zaman da öyle boşa gider, kaybolur.”
“Üstelik de bütün Hamdiler yamasız pantolon giyerdi orada, bütün Hamdiler okula gülümseyerek gider,eve gülümseyerek döner,babalarıyla annelerine sabah akşam sarılır,onların sıcaklığını ta kalplerinde hisseder ve bu sıcaklıkla durup dinlenmeden sarhoş olurlardı ama Hamdi onların arasında katılamazdı. Ne yapsa gidemezdi yani,gitmek için bir yol bulamazdı.
Bulamayınca da,keşke dedem sağ olsaydı diye düşünürdü; sağ olsaydı keşke... Hatta...”
“Sonra,duvardaki çividen sarkan bulgur kesesi de katılırdı bu bekleyişe uzanıp giden gölgesiyle,mısır koçanları,yerdeki kilimin yorgun nakışları, dedemlerin kedisi varsa onun bakışları,dedem masal biliyorsa oradaki dünyanın kuşları,dedemin alnındaki çizgilerde konaklayan yılların baharları,yazları,kışları,başucumdaki gaz lambasının ışığı,ardından o ışıktan yapılmışçasına çevremizi saran titrek duvarlar,tepemizden akıp giden mertekler...”