Herkese merhaba,
Hayatta hepimizin bilgisi olmasına rağmen sessiz kalmayı tercih ettiği konular vardır. Gerek toplum baskısı gerek dışlanma korkusu.. Ensest de bu konulardan biri. Neden üzerine konuşulmaktan çekinildi yıllarca? Çünkü edebimiz, ahlakımız asla böyle şeyleri barındıramazdı değil mi? Biliyorum, bazılarımız bu istismara maruz kaldı.. Küçücük bedenler, maruz kaldı. Ailelere de bu aşamada çok kızıyorum. 'Hadi kızım, git amcanın yanına sevsin seni..' 'Hadi oğlum öp teyzeni..' Neden çocuklarımıza birileri dokunuyor, neden buna teşvik ediyoruz..
Gelelim kitabımıza, mesleğim itibariyle 'Kadın, çocuk, cinsel sağlık..' konularıyla fazlasıyla birlikteyiz. TEDX konuşmasını dinledikten sonra kitabını okumak da nasip oldu. Aslında bir çoğuna fazlasıyla şahittim, dinlediğim hikayeler, gördüğüm vakalar.. Kalbiniz kaldırmayabilir, yer yer durup kendinizi sorgulayabilirsiniz. Okuyun ama okuyun.. Gerçekleri görün, şahit olun. Susmayın, susturmalarına izin vermeyin. Kitaplarla kalın, sevgiyle kalın..
Merhabalar!
Çok kızıyorum bazen kendime, böyle güzel şairleri hayatıma geç konuk ettiğim için.. Şiirlerle tanışmam biraz geç olsa da şiir okumaya yeni başlayan arkadaşlarıma şiddetle tavsiye ederim.
Lisede Edebiyat öğretmenim Fitnat Hanım, Orhan Veli'yi anlatırken Cahit Irgat'ın satırlarına da yer vermişti:
"Bu topraktan biriydi, Adı Orhan Veli'ydi.
Elleri dost omuzunda yaşamak kaderiydi.
Kendi gitti ismi kaldı yadigâr.
Çiçek verdi, gülesiye
Şiir verdi, kıyasıya
Yaşamak ölesiye
Kendi gitti, ismi kaldı yadigâr."
Biz kendisi ile böyle karşılaşmıştık. Kütüphanemin en son rafında, kollarını bana açmış kavuşmayı beklerken bende hayretle kucakladım onu. Okumaya devam ettikçe, kâh güldürdü, kâh düşündürdü.
Orhan Veli Kanık İçimizde gizli kalan her yere ışığını tuttu, öylece akıp gitti.
Ben çok sevdim Orhan Veli'yi, sizde tanışın isterim.
Mutsuz Olmak Herkese Merhaba!
D&R' da gezinirken hiçbir bilgi sahibi olmadan elim bu kitaba gitti.
Hayatın getirdiği bir tesadüf, tamamı ile hayatıma yön verdi.
Kitabı okumaya ilk başladığınızda bazı gerçekler yüzünüze 'ŞAAAP' diye çarpıyor. Modern dünyanın omuzlarımıza yüklediği bir sorumluluk var.
Wilhelm Schmid Sürekli attığımız adımları mutluluğa atmalıyız, mutlu olmalıyız. Hal böyle olunca ruh halimiz kendini inzivaya çektiğinde bile derin bir pişmanlık duymaya başlıyoruz. Çok sevgili yazarımız, mutluluk kelimesinin köküne iniyor. Ortaçağlarda, Almancada 'Glück (Mutluluk)' kelimesi talihin önümüze getirdiği lehime veya aleyhimize olan olguları tanımlarken, insan modern dünyada talihin sadece lehimize sonuçlanmasıyla mutluluğu isimlendirir. Bizler ağlamak, üzülmek, sinirlenmek bu duyguları çok açık bir şekilde yaşamak zorunda olan varlıklarız. İçimize attığımız her şeyi simamıza gülümseme olarak yerleştirmek zorunda kaldığımız için bu duygular heybemizde birikiyor,birikiyor ve 'Depresyon' artık hayatımızın her döneminde en yakın arkadaşımız oluyor. O yüzden artık psikiyatri klinikleri daha çok ziyaret ediliyor. Prozac, Xanax dediğimiz ilaçlar hepimizin evlerine konuk oluyor. Modern dünyanın bizlere dayattığı pozitif düşünme algısından kurtulmak, benliğimize dönmek için kitaplığımıza eklenmesi gereken bir kitap.
Sevgilerle, kitaplarla kalın!
Uzun zaman sonra sıcacık hissettirdi. Kendimi bazen bulutların üstünde, bazen bir hüzüne komşu hissettim. Nezihe Meriç Yergi' yi fazlasıyla güzel işlemiş..
Yakın çevremde herkesin “Oku” diye direttiği bir kitaptı. Fazla hayaller ile başladım. Kitaba başladıktan bir süre sonra kitabın sonrasını tahmin edebildim. Bilim kurgu türünde bir kitapta biraz gizem isterdim doğrusu. Kitabın bir kaç şey öğütlüyor ama elinize kalem alıp çize çize okuyacağınız bir kitap değil. Kitabın ilk 20 sayfasını ve son 10 sayfasını okursanız tamamını okumuş oluyorsunuz çünkü ortaları tamamen yalınkat devam ediyor. Sıradanlık çok fazlaydı.