"Ailemle ilişkim... Yani, şöyle söyleyeyim, bir başkasını hayal kırıklığına uğratmamak adına yaşanan bir hayattansa istediğim hayatı yaşamam daha doğru değil mi? Sevdiğim bir insanın benim yüzümden hayal kırıklığına uğraması elbette üzücü. Ama yine de sonsuza dek ailemin isteklerine boyun eğerek yaşayamam ya. Ben de bir süre boyunca epey pişmanlık çekmiştim.Keşke öyle yapmasaydım, keşke söz dinleseydim demiştim. Ancak günün sonunda bu pişmanlıkları nasılsa geri dönemeyeceğimi bildiğim için çektiğimi fark ettim. Aslında geçmişe dönebilsem aynı şekilde davranırdım."
Youngju gözlerini sokaktan ayırmadan devam etti:
"Bu şekilde yaşamaktan başka elimden bir şey gelmiyor. O halde kabul etmeliyim. Kendimi suçlamamalı, üzülmemeliyim.
Başımı dik tutmalıyım. Yıllardır kendime bu sözleri mırıldanarak ruhsal zafere ulaşıyorum."
"Bağımsız bir birey mi olmak istiyorsunuz?"
“Küçükken kurduğum belirsiz bir hayaldi. Nedenini bilemiyorum ancak spesifik bir işe sahip olmayı hiç istemedim. Doktor veya avukat olmayı dilemedim. Başarılı olmayı ya da ünlü olmayı da ummadım hiç. Sadece sabit bir yaşam sürmeyi, başkaları tarafından kabul görmeyi istedim. Yani kurduğum belirsiz hayal, bağımsız bir birey olabilmekti."
"Takdir edilesi kurduğunuz o hayal."
"Hiç de değil. Doğru dürüst hayal kurmasını bile bilmiyordum."
manik depressivler kendilerini değil başkalarını öldürürler
diyor süm
ben kimi öldürdüm beni ya da bir başkasını mı
bunu bilmiyormuşum gibi yazmak istemiyorum