Karşılaştığım kimseler ışıltılı başlarını nasıl da neşeyle ve kolayca dimdik tutuyor, yaşam bir balo salonuymuş gibi nasıl da süzülüyorlardı. Gördüğüm bakışların hiçbirinde kederin izi bile yoktu, omuzlar yüksüzdü, bu mutlu ruhlar büyük olasılıkla ne bir karanlık düşünce ne de gizli bir acı taşıyordu. Öte yandan bu kişilerin arasında yürüyen ben, gençligime ve yeni serpilmiş olmama karşın, mutluluğun neye benzediğini bile unutmuştum!