Çağımızda insanın en yakın akrabalarının, arkadaşlarının ya da sevgilisinin fotoğrafı kadar yakından bakılan hiçbir sanat eseri yoktur.
Fotoğraflara, portrelere hüzün dolu, eşsiz güzellikleri kazandıran da zaten bu durumdur.
Oysa ben, tüm yaşamımın, her şeyi önüne katıp sürükleyen bir tutku fırtınası olmasını istiyorum. Eylemde olmak, kendimi özgürce verebilmek, taşanları gerçekleştirmek dileğim. Yaşamımın bir amacı, bir ereği olmalı. Güçlükleri alt etmek ve bir kitap yazabilmek istiyorum. Lüks yaşantılar bana göre değil. Ona yeten şeylerle yetinemem ben.
Moderniteyle birlikte fotoğrafın da bir bilgi aracı olarak görüldüğü gerçeği göz önüne alındığında modern bir icat olan fotoğrafın manipülasyondan bağımsız olarak düşünülmesi imkansızlaşmaktadır.