Şahsiyet dışarıdan alınan unsurlarla inşa edilir. Ama bu unsurlar şahsiyetin kendisi değildir. Bunlar, bir binanın tuğlalarına benzerler. Bina tuğlalardan ibaret olmadığı gibi tuğlaların rastgele bir yığını da değildir. Binanın bir biçimi ve amacı vardır. Bir konut, bir işyeri, bir spor sahası, bir oyun alanı. Binayı tasarlayan, bir inşa eden vardır. Bina, mimarının ilmine ve bir ustanın hünerine göre biçim alır.
Şahsiyetimizi inşa eden usta, biziz. Mimarlar başka insanlardır: Öğretmenler, akıl hocaları, entellektüeller, peygamberler, filozoflar, sanatçılar… bize tesir eden kişiler.
Kendi mimarımız olamayız ama mimarımızı seçebiliriz.