Weil'e göre adalet, eşit saygı göstermeyi gerektirmektedir. Eşit saygı göstermek iste, herkesin aynı olduğu veya iyilerin eşit dağıtılması gerektiğini söylemek demek değildir. Adalet, şeylerin nasıl dağıtıldığıyla ilgili değildir. Esasen, şeylerle ilgili değildir. İnsanlara zarar verilmesini önlemekle ve herkesin rıza gösterme ve reddetme gücüne sahip olduğu, toplumsal bir iklim yaratmakla ilgilidir. Bu çerçevede adalet, uğruna mücadele edilecek sosyal veya ahlaki bir ideal değil, belirli bir insan yaşamı anlayışının olanaklı olduğuna dayanan bakış açısıdır.
Kitap bir alan; okur içine girmeli, dolanmalı, belki kendini kaybetmeli, ama belli bir noktada bir çıkış hatta birçok çıkış bulmalı. Kitap, dışarı çıkabilmek için bir yola koyulma olanağı.
Sevgi, kutsal ve sadık sevgi her şeye kadir değil midir? Ah, evet! Bu mezarda ne denli tutkulu, günahkâr, isyankâr bir yürek yatıyor olursa olsun, üzerinde yetişen çiçekler gene de masum gözleriyle uysal, sakin bakar bize: Yalnızca ebedi huzurdan, doğanın "kayıtsız", büyük huzurundan değil, ölümsüz barıştan, sonsuz yaşamdan da söz ederler...