Mikail

Mikail
@mikailguzel
"Oku, şâyed sana bir hisli yürek lâzımsa."
Tarihçi bugününün bir parçası ve olgu­larsa geçmişe ait olduklarından, bu karşılıklı etkileşim, ay­nı zamanda bugün ile geçmiş arasında bir karşılıklılığı işin içine katar. Tarihçi ve tarihin olguları birbirleri için gerekli­dir. Tarihçi olguları olmaksızın köksüz ve boş, olgular tarih­çileri olmadan ölü ve anlamsızdır. Bundan ötürü, "Tarih ne­dir?" sorusuna ilk cevabım şu olacaktır: Tarihçi ile olguları arasında kesintisiz bir karşılıklı etkileşim süreci, bugün ile geçmiş arasında bitmez bir diyalog.
Sayfa 34 - 1. Bölüm - Tarihçi ve Olguları
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Tarihçinin görevi geçmişi sevmek ya da kendisini geçmişten kurtarmak değil, bugünü anlamanın anahtarı olarak onun üstünde çalışmak ve anlamaktır.
Sayfa 30 - 1. Bölüm - Tarihçi ve Olguları
Bir kere, tarihin olguları bize hiçbir zaman “arı” olarak gelmezler, çünkü arı bir biçimde var olmazlar ve var olamazlar: Her zaman kayıt tutanın zihninden kırılarak yansırlar. Bundan şu sonuç çıkar ki, bir tarih eserini ele alınca, ilk ilgileneceğimiz, içindeki olgular değil, onu yazan tarihçi olmalıdır.
Sayfa 26 - 1. Bölüm - Tarihçi ve Olguları
“Tarihçinin üstünde çalıştığı geçmiş, ölü bir geçmiş değildir, belli bir anlamda bugün hâlâ yaşayan bir geçmiştir.” Fakat geçmiş bir eylem, tarihçi onun ardında yatan düşünceyi anlamadıkça ölüdür, yani tarihçi için anlamsızdır. Bu nedenle, “Bütün tarih düşüncenin tarihidir” ve “tarih, tarihi üstünde çalıştığı düşüncenin, tarihçinin zihninde yeniden oluşmasıdır.”
Sayfa 26 - 1. Bölüm - Tarihçi ve Olguları
Bu zamanda az dostun olsun, daha iyi. Herkesle uzaktan hoşbeş edip geçmeli. Can gözünü açınca görüyor ki insan En büyük düşmanıymış en çok güvendiği.
Sayfa 71