Feyzanur Betûl

Feyzanur Betûl
@millennium
@sincemillennium

Feyzanur Betûl

, bir kitap okudu
Puan vermedi·112 syf.·
6 günde okudu
·
2022 5. kitabı
Peyami Safa
8/10 · 121bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
"Az ümit edip çok elde etmek hayatın hakikî sırrıdır."
Yeryüzünde insan dışında nevrotik kimse yoktur. İnsan dışında geçerliliğini, varlığını, karakterini, zekasını kanıtlamak için belgelere ihtiyaç duyacak kadar kendinden uzak düşmüş, yoldan çıkmış başka hiç kimse yoktur. Ya zekaya sahipsindir ya da değilsindir. Bunun için belgeye gerek yoktur; hayatın kendi kendinin kanıtı olacaktır. Coşkun yeterli bir belge olacak, mutluluğun bunu gösterecek, kanıtlayacaktır. Başka da hiçbir şey gerekmez. Bana geldiğin anda seni buyur ediyor, seni gitgide daha yakınıma gelmeye davet ediyorum ki er ya da geç benim başıma gelmiş, içimde akmakta olan bu nektardan içmeye başlayasın. Bu yeterli kanıt olacaktır, başka da hiçbir şey gerekmez. Mahavira’nın kanıtı yoktu, Bahaddin’in kanıtı yoktu, İsa’nın kanıtı yoktu, Buda’nın kanıtı yoktu. Kendileri kanıttı onların. Gözleri olanlar görebilecek, kulakları olanlar duyabilecek, yürekleri olanlar hissedebilecektir.
Unutma, başkalarının yardımıyla bir benlik icat etme peşindeysen sıradan biri olarak kalırsın. Asla zekanın çiçek açışına dönüşemezsin. Zeka ancak kendini keşfettiğinde gelir. Zeka bu keşfin gölgesidir; ancak tesadüfen kendinle yüzyüze geldiğinde, kendinle karşılaştığında, kim olduğunu bildiğinde gerçekleşen o büyük zindeliktir. Bir anda varoluşa kök salmış olur, aniden zamanın ötesine geçersin. Artık ölüm bile öldüremez, ateş bile yakamaz seni. Ebedisindir.
Kendime Not,
Dışarıdan gelecek bir benliğe özlem duyma. Bu zaman kaybıdır ve insanlar bunu hemen geri alabilirler. Zihinleri pek güvenilir değildir; sürekli fikir değiştirirler. Zihinleri bütünlükten uzaktır; hiçbir halde fazla kalamazlar. Varlıklarında devamlılığı hiçbir şekilde tatmamışlardır; kırık döküktürler. Seni bir gün destekleyip över, başka bir gün ise yerip, kınarlar. Asırlardır olup biten budur, tarih tümüyle bununla doludur. Seni bir gün yüceltir, başka bir gün ise yerin dibine batırırlar. Aslında yücelttikleri her kimse, onu bir gün yermeleri de kaçınılmazdır. Bunun ardında şu mantık yatar: sıradan insan kime yüce derse, yücelttiği bu kişi karşısında kendisini daha aşağı hissetmeye başlar. Kimse kendini kimseden daha aşağı hissetmeyi sevmez. Bu yüzden er ya da geç intikamını alır ki seni aşağıya çekip sana senin de, “benim gibi çamurdan yapılmış” olduğunu gösterebilsin. Seni önce yüksek kaidelere çıkartırlar ki daha sonra aşağıya çekebilsinler. Bu oyundan müthiş keyif alırlar.