Senden nefret etmek konusunda kendime izin versem, üzerinde yol almak zorunda olduğum, hâlâ da yol aldığım hayat çölünde her kayanın gölgesinin kaybolacağını, her hurma ağacının kuruyacağını, her kuyunun kaynağının zehirli çıkacağını biliyordum. Şimdi biraz anlamaya başladın mı? Hayal gücün derin uykusundan uyanıyor mu? Nefretin ne olduğunu zaten biliyorsun. Sevginin ne olduğunu, nasıl bir şey olduğunu sezebiliyor musun? Öğrenmek için gecikmiş sayılmazsın, sana bunu öğretebilmek için hücreye tıkılmış olsam da.
Yaptıklarının hiçbirini kavramadığını görüyordum. Kendi yüreğinin sana söylemesi gereken şeyi, aslında onu "nefret"le taşlaştırıp duygusuzlaştırmasaydın, yüreğinin söyleyeceği şeyi sana söyleyen kişi olmak istemiyordum.
İnsana her şey kendi benliğinden gelmelidir. Hissetmediği, anlayamayacağı bir şeyi söylemenin yararı yoktur.