Yüzünü elleri arasına alarak: "Ben bir canavarım" diye söylendi.
...
Yıllar yılı, çektiği acılar onun kalbini katılaştırmıştı. Akıttığı bu gözyaşlarıyla sanki tüm günahlarından arınmış gibi hissetti.
Benim amacım, hedeflerim, yaşamayı anlamlı kılan her şey, hepsi şu anda bana çok saçma geliyor. Bu saçmalıkların peşinden nasıl koştuğumu, bir daha ele geçmeyecek bir hayatı bunlar için nasıl harcadığımı düşündükçe korkunç bir ümitsizlik çöküyor içime.
Kim kimi, kim neyi sever, sevenin doğası nedir, seven (philei) sevilende (philos) neyi arar, kendi benzerini mi, farklı olanı mı, bir yoksunluk mu harekete geçirmiştir onu, yoksa nesnesi sonradan belirlenecek bir arayış içine mi girmiştir?