Feyza Sönmezocak

Feyza Sönmezocak

, bir kitap okudu
10/10
·224 syf.··
Beğendi
·
5 günde okudu
·
2020 14. kitabı
İsmail Kılıçarslan
8.1/10 · 272 okunma
Reklam
Davâsının İç Çilesi !
8/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2020 13. kitabı
#okudumbitti Cinnet Mustatili; Necip Fazıl Kısakürek'in 1952-1953 yılları arasındaki hapishane yıllarını anlattığı bir kitaptır. Kendi savunmasını 'Müdaafalarım' adlı kitapta anlatırken burada yalnızca davâsının iç çilesini anlatır. İstanbul'dan Malatya'ya oradan Ankara'ya uzanan çileli bir yıl. Suçu "din propagandası" yapmaktır. . . Üstadın iman ruhu daha belli değilken onun nasıl büyük bir şair olduğunu anlata anlata bitiremeyen, "bir mısraı, bütün bir millete şeref vermeye yeter" cümlesini yazan zamanın kodaman kalemleri, onda İslam ruhu zuhur ettiğinde ise irticacı 'Süper Mürşit' olarak nasıl da yaftalamışlar ve nasıl da olmadık suçlar isnad edip sırtlarını dönmüşlerdir O'na. Edebiyatın meşhur kalemleriyle aynı koğuşu paylaşması, daha o zamanlar genç olan Sezai Karakoç'un ziyaretine gelmesi ve ondan 'benim sevgili Sezai Karakoç'um' diye bahsetmesi , dönemin ünlü siyasetçileri ile konuşmaları ve daha niceleriyle tarihe ışık tutan önemli bir eserdir. Tarihe ilgisi olanların ve Necip Fazıl'ı kendi kaleminden tanımak isteyenlerin mutlaka bu eseri okuması gerek diye düşünüyorum.. . . "Hapishanede zaman cinnet mustatilinin en yakıcı davası... Bir yandan mücerred zamanın ne demek olduğunu düşünmek, bir yandan da onun müşahhas kullanış şekillerini aramak..." (syf-228) . . "Ölümün ve cennetin ötesinde bir acıyı uğrattılar beni... Boşluğa sarkıp, ebediler boyunca açılan bir zaviye planı üzerinde, tükenmezlik mikyası ile ruhumu kusar gibi oldum." (syf-255) .
Cinnet MustatiliNecip Fazıl Kısakürek · Büyük Doğu Yayınları · 20161,767 okunma
Kabil - Newyork
8/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2020 12. kitabı
Peyami Safa, nam-ı diğer Server Bedi, köklerinden kurtulmak isteyen ve Batı kültürüne öykünen bir karakter ile (Neriman) aslında Tanzimattan bu yana gelen ve Milli Mücadele ile alevlenen batılılaşma hareketinin Türk tipi ve cemiyetindeki etkilerini yansıtıyor. . . Neriman, babası ile beraber Fatih semtinde oturmaktadır. Neriman'ın babası ney üfleyen , her gün Mesnevî okuyan bir tiptir. Neriman, alaturka müzikle ilgilenen, kemençe çalan komşusu Şinasi ile uzun süredir nişanlıdır ve mahalle artık onlara evlenecekler gözü ile bakmaktadır. Gel gelelim Neriman, Macit adında biri ile tanışarak köklerini sorgulamaya başlar. Alaturka değil alafranga müziğe ilgi duyar, udunu eline almaz olur, aklı fikri Beyoğlu'nda ki balolarda ve ne giysem derdindedir. Şark kültürüne ait semti Fatih'i beğenmez olur. Yeni bir medeniyetin şuurunu taşıyan Beyoğlu ise onun ait olmak istediği yerdir. İki semt arasındaki fark onun için Kabil- Newyork arasındaki fark gibidir. . . Hasılı bir aşk üçgeni içinde yazar bize gerçekten o dönemde yaşanan Batıya özenme durumunu çok güzel anlatmış. Şark ve Garp arasında gidip gelen Neriman sizce hangi kültürü seçmiş olabilir? Kitabı okuyanlar bilir okumayanlar da okuyunca öğrenir inşaallah :) okumanız tabiki tavsiye ederim . .
Edebiyat
Fatih HarbiyePeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202057,2bin okunma
Kesinlikle okunması gereken kült bir kitap!
10/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2020 11. kitabı
Platon, hayatına büyük bir etkisi olan hocasının bu hatırasını yazmasaydı Sokrates gibi bir filozofu yakinen tanımak mümkün olmayabilirdi. Bu yüzden bizi milattan öncesi yıllara alıp götürdüğü için müteşekkiriz Platon'a. Atina kentinin başına musallat olmuş bir at sineğiydi Sokrat. Hiç ara vermeden insanların peşlerinden koşar ve her birini uyandırmaya çalışırdı. Sorduğu sorularla diyoloğa ve düşünmeye davet ederdi. Atinalılar bir insanın bilge olup olmadığını önemsemezlerdi yeter ki o bilgeliği insan başkalarına aktarmasın. İşte Sokrat, bilgeliğini, çok sevdiği insanlara üstelik hiçbir ücret istemeden aktardığı için yetmiş yaşında suçlandı ve savunma yapmak üzere hakim karşısına çıktı. Kendisini suçlayanlar bile onun dürüst, özverili ve yasalara saygılı olduğunu bildikleri halde mahkumiyet kararı yani ölüm emrini vermişlerdir. Onu çok seven öğrencileri ve yoldaşları firar etmesi için her şeyi hazırlamışlardır ancak O, ömrü boyunca her şeyden üstün tuttuğu yurttaşlığına yakışık almayacağı için firar fikrini reddetmiştir. Çünkü bu haksızlığın yasalardan değil insanların muhakeme yeteneğinden geldiğini biliyordu. Yetmiş yaşına kadar yasalara itaati savunduğu için yasalara karşı çıkmak inandığı doğruya ters olacaktı. Ve ölümü bir filozofun ve inanan insanların nasıl karşılaması gerektiğini anlatarak korkusuzca ve özgürce hayata veda eder... . . Ruh ve ölüm üzerine Sokrat'ın inanılmaz düşüncelerini okumak müthiş bir anlam alanı açıyor ve ufkunuzu genişletiyor kesinlikle okuyun .
Felsefe
Sokrates'in SavunmasıPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202564,7bin okunma