Dost düşman bu dâhi insana hayran. Lenin, Hitler defalarca hayranlığını dile getirmiş. Düşmanı Lloyd George hayran, Amerikalılar hayran. Time dergisi kendisini kapak yapıyor. Kapakta şöyle yazar:
“Kendi efendisi olan bir Türk var mı?” O zamana kadar yok çünkü. Atatürk ile beraber herkes kendi efendisi oldu Türkiye’de. Bunu milletine armağan edebilmiş bir insan Atatürk.
Diyanet İşleri’nin başına öyle isimler geliyor ki... Şerefettin Yaltkaya’yı düşünün mesela. Şerefettin Yaltkaya fötr şapkayla işine geliyor, makamına otururken fötr şapkasını çıkartıyor, sarığını takıyor, çünkü o resmi serpuşu. Oturuyor işlerini yapıyor, akşam evine giderken sarığını çıkartıyor tekrar fötr şapkasını takıyor. Mustafa Kemal’in hayal ettiği böyle bir diyanet.
Her ne kadar Mustafa Kemal dinin halka öğretilmesi gerektiğini ama bunun okullarda yapılmayacağını söylemiş olsa da bu alanın başıboş bırakılamayacağını, başıboş bırakıldığı takdirde fırsatçıların, ahlaksızların, dini kendi emellerine alet etmek isteyenlerin türeyeceğini biliyor. Bunun önünü kesmek için de bu Diyanet İşleri Başkanlığı’nı tesis ediyor.