... Öyle bir an geldi ki, ağızlarımızı birbirine çarptığımızı, söylediklerimizin bu çarpmalardan çıkan sesler olduğunu sanmaya başladım. O zaman birden sustum. O da bocaladı ve sustu. Sanki söyleyecek bir şeyimiz kalmamıştı. Demek ki birbirimizin ağzından lafı kapmamızdı, yekdiğerini tahrik eden.
Caddede rastgele ve hızlı yürüyordum. Bende de ağlama istidadı vardı.Yutkundum. Ruhi bir takallüsle heyecanlarımın bütün menfezlerini tıkamaya ve içimde idarei örfiye ilan etmeye çalışıyordum. Ey deli heyecanlarım, gecenin bu saatinde, şuurumun üstünde gezmeniz yasak!