Tüm toplumlar bastırmaya bağımlıdır. İki şeyi bastırırlar: acı ve haz. Eğer çok mutlu olmazsan çok mutsuz olmayacağın söylenir ve acıdan kaçınmak için hazdan da kaçınırlar. Ölümden kaçınmak için hayattan kaçınırlar.
“Yazmaktan aşka, bir tutkumuz yoksa ne yaşamak sevinç verir bize ne ölüm acı verir. Şarkımız olmaz. Sokağımız olmaz. Yıldızımız olmaz. Mutsuzluğumuz olmaz. Yalnızlığımız bile olmaz.”
Eğer içimizde bir gönül kaldıysa; masal dinleyen, şarkı söyleyen, şiir okuyan, sulara bakan, kuşlara gülen, ağaçları kucaklayan, yalnızlıkla ürperen bir gönül, dünyamın insan gövdesinde yeniden filizlenmeye başlayacaktır. Yoksa yaşadığımız gezegen hepimizi bir taş masalına çevirecek.