Mine Göl

Ustalık
Puan vermedi·629 syf.··
2024 4. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 25 Ocak 2024 12:43
!Spoiler içerir! Kitabın ilk 100 sayfasında Murtaza Ağa'nın İnce Memed korkusundan Topal Ali'ye methiyeler dizerek onu giyitlerle donatmasını tasvirleyip, Mahmut Ağa'yı İnce Memed'e iki satır "çala kalem"le öldürtmesi nasıl bir ustalıktır?
İnce Memed 3Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202326,3bin okunma
Mine Göl
29. bölüm de harika! Gerçekle efsane birbirine karışıyor.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
7/10
·142 syf.··
2019 22. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 16 Mart 2019 10:48
Yazarın daha önce okuduğum iki kitabını ( ''Cennet Başka Yerde'' ve ''Yüzbaşı Ve Kadınlar Taburu'' ) büyük beğeniyle okumuştum. Bu yüzden yazarı okumaya 1K sıralamasında en çok okunan kitabı olarak görünen bu kitabıyla devam etmeye karar verdim. Fakat çok farklı özellikler taşıyan bir kitapla karşılaştım. Kitabın esas konusu, henüz ergenlik çağına yeni gelmiş bir erkek çocuğun, kırk yaşına ulaşmış üvey annesine karşı hissettiği, pek de masumane olmayan duygular ve bunun sonucu meydana gelen olaylardan ibarettir. Her ne kadar esas konu bu olsa da, yazar ara bölümler halinde konuyla ilgili olarak seçtiği ünlü sanatçıların tablolarından bir kaçını da ele alıp, oradaki görselliklerle ilgili de ayrı ayrı öyküler yazarak konuyu çeşitlendirmiştir. Yazarın cinsellikle ilgili ölçülü düzeydeki yazılarına artık alışmış olmamıza rağmen bu kitabında maalesef ki bu ölçülülüğü çok çok aştığını, hatta olayı zaman zaman çok fazla derecede çirkinleştirerek, sapıklık ve iğrençlik düzeyine bile çıkardığını görüyoruz. Bu da maalesef okuyucunun okurken özellikle bazı sayfalarda tiksinti düzeyindeki duyguları yaşamasına sebep oluyor. Yazarın 2010 yılında Nobel Edebiyat Ödülü almış olması zaten ne derece usta ve önemli bir yazar olduğunu gösteriyor. Buna hiç bir diyeceğim yok. İncelememin başında da yazdığım gibi benim de kitaplarını beğenerek okuduğum bir yazar. Ama bu kitabıyla ilgili olarak maalesef beğeni konusunda tam olarak karar veremedim. Bunun sebebini öğrenmek için de aşağıda yazacağım parağrafı okumanızı öneririm. DİKKAT ! Bu bölüm spoiler içerir. Okumayabilirsiniz. Yazar, bir insanın büyük abdestini veya diğer bir deyimle büyük tuvaletini yapmasını, tam on bir sayfada anlatıyor. Yanlış duymadınız evet tam tamına on bir iğrenç sayfa. Bir cümlelik olay tam on
Üvey Anneye ÖvgüMario Vargas Llosa · Mario Vargas Llosa · 2010445 okunma
Mine Göl
İyi edebiyat böyle bir şey işte, tüm duyguları açar. Ama siz çok olumsuz bir şeymiş gibi bahsetmişsiniz, esere haksızlık olmuş bu.
Puan vermedi·141 syf.··
2020 48. kitabı
Okulun toplumun umutlarına değil beklentilerine yaptığı bir yatırım olarak gören Illich, yapılan yatırımın karşılığını da almadığımızı söylüyor. Öğrenmeyi kurumsallaştırdığı için değerini de düşürdüğünü ifade etmiş. Yaş ve müfredatla sınırlandırılmış, sertifikalı öğreticilerin yetenekleri olmadan yetkinliklerini sergiledikleri kazanç kapısından başka bir eşya değil okul İllich için. Bireyin isteğini öğrenmenin önünde bir engel. Çözüm ise materyalin ve hizmetin açık erişimi, yetenek ve benzerlik eşleşmeleri ve ustalar. Okuması zaman zaman zorlaşsa da; kitap, hele ki uzaktan-okulsuz eğitim zamanında okulu sorgulamak için bir fırsat olabilir.
Okulsuz ToplumIvan Illich · Şule Yayınları · 20184,937 okunma
Mehtap Gülnur ALTINIŞIK isimli okura yanıt verildi
Mine Göl
Çok sevindim 🌷
Puan vermedi·504 syf.··
2020 33. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 10 Ekim 2020 10:49
Kahraman 1990 tarihli günlüğünde "Oh mis." diye bir ifade kullanıyor (sayfa 62). 90larda oh mis gibi bir beğeni ifadesi yoktu. Böyle bir durumda fıstık gibi demesi gerekirdi. Oh mis benim bildiğim günümüzde kullanılan bir ifade...hatta gençler kullanıyor çoğunlukla... Bir tane zaman yanılgısı bu var. Ben de hemen üzerine atlamışım. Kitaptaki karakterlerin söylemleri o kadar kendileri ki...bir kitapta bu kadar farklı karakteri 15 sayfadaki sohbete sığdırarak yaratmak bir yazarlık marifeti...hepsi de farklı sosyal sınıflardan. Ama hikayede bir kurgu yoktu. Veya konu sıradandı. Özellikle Osman'ın iç çelişkileri daha iyi yansıtılabilirdi. Keşke gençler okusa, hayat dersi...
OsmanAyfer Tunç · Can Yayınları · 20208,3bin okunma
Mine Göl
Bir tane zaman yanılgısı bu var. Ben de hemen üzerine atlamışım. Kitaptaki karakterlerin söylemleri o kadar kendileri ki...bir kitapta bu kadar farklı karakteri 15 sayfadaki sohbete sığdırarak yaratmak bir yazarlık marifeti...hepsi de farklı sosyal sınıflardan. Ama hikayede bir kurgu yoktu. Veya konu sıradandı. Özellikle Osman'ın iç çelişkileri daha iyi yansıtılabilirdi. Keşke gençler okusa, hayat dersi...