Bütün iyi ve kötü şeyler sadece duygularımıza dayanır; ölümse duyguların ortadan kalkmasıdır. Bu sebeple asıl ölümün bir hiç olduğunu bilmek bu geçici hayatımızı tatlılaştırır. Tabii bu bilgi varlığımızın zaman sınırlarını ortadan kaldırmaz, ama ölümsüzlük özlemimizi giderir; çünkü yaşayışın korkunç bir şey olmadığını göreni hayatta artık hiçbir şey korkutamaz. Ama eğer biri ölümden, acı verdiği için değil de, onun mutlaka geleceğini bilmenin acısıyla korktuğunu söylerse o bir delidir; çünkü varlığı bizi ürkütmeyen bir şeyin sadece beklendiği için de beklendiği sırada bizi tasalandırmasına sebep yoktur.
"Fakat geçmişi unutanlar, bugünü ihmal edenler ve gelecekten korkanlar için hayat çok kısadır ve kaygıyla doludur. Zavallı insanlar sona geldiklerinde bunca zaman boyunca hiçbir şey yapmamakla meşgul olduklarını fark ederler fakat artık çok geçtir."
Bu kişilerin zevk anları bile çeşitli korkuları sebebiyle endişe dolu ve huzursuz geçer. Sevinçlerin doruk noktasındayken "Bu ne kadar sürecek?" Endişesi, bu anı onlardan çalar.