Gerçekten sevdiğim pek az insan var; hele saygı duyduğum daha az insan var. Dünyayı tanıdıkça hoşnutsuzluğum daha da artıyor; her geçen gün insan karakterinin tutarsızlığına ve akıllı, duygulu görünenlere bile güvenilmeyeceğine olan inancım güçleniyor.
Bazen okursunuz ama gözünüz okuduğunuz sayfada dolanırken aklınız almış başını gitmiştir. Bu durumda ne yaparız o paragrafı belki o sayfayı hatta bölümü en baştan okumak gereksinimi duyarız. Çoğu zaman kendimize kızar ve dikkatimizi yaptığımız okumaya toplamak için gayret gösteririz. 'İnsan Olmak' bana bu durumu suçluluk duymadan yaşattı desem yeridir. Okudukça satırların aralarından arkadaşlarım, ailem, çevremde aşina olduğum insanlar döküldü. Ve aynı satır aralarında kendimi de buldum, üstünü örttüğüm yanlarımla yüzleştim belki ya da sessizce kabul ettiklerimi yüksek sesle söyleme fırsatı buldum. Gözüm kitapta aklım başka yerde derken bunu kastediyorum. Okudukça hayatınızın içinden insanları göreceksiniz. Okudukça gözünüzün önünde eski bir kavga ya da ebeveynlerinizin tutumları bugün gibi canlanacak.. Bazıları iyi gelecektir bazıları sessiz sessiz kanamaya devam edecektir.
Bu kitabı büyük büyük kelimelerle süslü cümlelerle anlatmayı çok isterdim. Hatta psikolojik alıntılar ve kuramsal dayanaklarla incelememi güçlendirmek harika bir fikir. Sayfalardan fışkıran insanlar (Bakınız bahsettigim kitabi bir dille tasvir edilmiş insanlar değil gerçek, hayatın, hayatımın içinden fışkıran insanlar.) tüm kuramsal temellendirmelerden daha çok etkiledi beni.
Hayatımda kim narsist kim sevgisiz bir evde büyümüş bilmek beni bir yerden bir yere götürmedi ama neyi neden yaptıklarını ya da neyi neden yaptığımı gördüm diyebilirim.
İnsan OlmakEngin Geçtan · Metis Yayınları · 202533,4bin okunma
İnsan bir zaman tüketicisidir. Üstelik bize ayrılan bu zaman oldukça sınırlıdır da. Ama yine de çoğumuz yapmak istediklerimizi sonsuza dek zamanımız varmışçasına erteleriz.