Mine Ural

Mine Ural
@mineural
Ya deliler haklıysa?...
Muğla, 6 Şubat 1995
131 okur puanı
Ağustos 2021 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Puan vermedi·183 syf.··
2026 9. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 27 Nisan 2026 00:24
Bazen okursunuz ama gözünüz okuduğunuz sayfada dolanırken aklınız almış başını gitmiştir. Bu durumda ne yaparız o paragrafı belki o sayfayı hatta bölümü en baştan okumak gereksinimi duyarız. Çoğu zaman kendimize kızar ve dikkatimizi yaptığımız okumaya toplamak için gayret gösteririz. 'İnsan Olmak' bana bu durumu suçluluk duymadan yaşattı desem yeridir. Okudukça satırların aralarından arkadaşlarım, ailem, çevremde aşina olduğum insanlar döküldü. Ve aynı satır aralarında kendimi de buldum, üstünü örttüğüm yanlarımla yüzleştim belki ya da sessizce kabul ettiklerimi yüksek sesle söyleme fırsatı buldum. Gözüm kitapta aklım başka yerde derken bunu kastediyorum. Okudukça hayatınızın içinden insanları göreceksiniz. Okudukça gözünüzün önünde eski bir kavga ya da ebeveynlerinizin tutumları bugün gibi canlanacak.. Bazıları iyi gelecektir bazıları sessiz sessiz kanamaya devam edecektir. Bu kitabı büyük büyük kelimelerle süslü cümlelerle anlatmayı çok isterdim. Hatta psikolojik alıntılar ve kuramsal dayanaklarla incelememi güçlendirmek harika bir fikir. Sayfalardan fışkıran insanlar (Bakınız bahsettigim kitabi bir dille tasvir edilmiş insanlar değil gerçek, hayatın, hayatımın içinden fışkıran insanlar.) tüm kuramsal temellendirmelerden daha çok etkiledi beni. Hayatımda kim narsist kim sevgisiz bir evde büyümüş bilmek beni bir yerden bir yere götürmedi ama neyi neden yaptıklarını ya da neyi neden yaptığımı gördüm diyebilirim.
İnsan OlmakEngin Geçtan · Metis Yayınları · 202533,4bin okunma
Reklam
Puan vermedi·83 syf.··
2024 3. kitabı
·
15 saatte okudu
·
Okunma: 05 Ekim 2024 16:28
"Çok gerilerde, hayatının başlangıç dönemlerindeki aydınlık nokta gitgide kararıyor, zaman içinde artan bir hızla sürüyordu bu kararma. 'Ölüme olan uzaklığın karesi ile ters orantılı bir hızla,' diye düşündü ve artan bir hızla aşağı düşen bir taş imgesi yüreğine saplanır gibi oldu. Hayat gitgide artan acılar demek; artan bir hızla en dibe, en korkunç acılara doğru uçmak demekti. 'Işte ben de uçuyorum...' " diye tanımladı hatta kabullendi ölümü Ivan Ilyiç. Ve son zamanlarında en çok da seçtiği hayatın kendi için doğru bir hayat olup olmadığı ikilemiyle yoruldu. Kitabın bu kısmı Eric Ericson'un psikososyal gelişim kurumundaki benlik bütünlüğüne karşı umutsuzluk evresini aklıma getirdi. Sahi yaşı ya da hastalığı sebebiyle ölümün kendine yaklaştığını düşünen bireyler seçtikleri hayatın kendileri için doğru bir hayat olduğunu düşünmezler mi? Ya da bu ömrü niçin yaşadım demezler mi? Evet okuduk bitti tamam. Peki, bu kitap ne anlatıyor? Derdi ne? Kapağını kapattığımızda adamın biri ölmüş yasını tutmak bana mı kalmış mı dedirtiyor yoksa bir gün kendime yaşadığım hayat, yaşadığıma değdi mi sorusunu sorduğumda ne cevap veririm diye hayatı, seçimlerimizi mi sorgulatıyor? Okumamı bitirdiğimde beni hayat yolculuğumda bugüne getiren seçimlerimi düşündüm ve bu soruyu sormak için 60lı yaşlarımı bekletmeyen edebiyatın, sanatın ve sanatçının ölümsüzlüğüne sonsuz teşekkür ettim İyiki kitaplar var :)
Dünya Klasikleri
İvan İlyiç'in ÖlümüLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202261bin okunma
8/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2023 27. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 16 Temmuz 2023 01:58
Sadece kadınların ve kız çocuklarının yaşadığı bir ülke düşünün. Tek bir cinsiyet var ama nüfus artışı devam ediyor. Nasıl olur? Kesin erkekleri sakladıkları bir yer vardır. Yok! Bu ülkede hiç erkek yok! Bu ülkenin varlığını duyan ve burayı keşfetmek isteyen 3 meraklı adam gerçekten de kadınlar ülkesini bulur. Bulmayı umdukları ile buldukları birbirinden öylesine farklıdır ki... *** Syf.: 118 Burada itaatkâr bir tekdüzelik bulacağımızı sanmıştık fakat bizimkinden bile ileride, cüretkar bir sosyal yaratıcılık ile bizimkiyle aynı düzeyde mekanik ve bilimsel gelişmeyle karşılaşmıştık. Burada boş işlerle uğraşan insanlar bulacağımızı sanmıştık fakat bizimkiyle kıyaslanınca milletimizin birbiriyle kavga eden küçük, aptal çocuklara benzediği bir sosyal bilinçle karşılaşmıştık. Burada kıskançlık bulacağımızı sanmıştık fakat hudutsuz bir kız kardeş sevgisiyle ve bizde hiçbir karşılığını bulamadığımız tarafsız bir zekâyla karşılaşmıştık. Burada isteri bulacağımızı sanmıştık fakat kaliteli bir sağlık ve kuvvet seviyesi, soğukkanlı bir mizaçla karşılaşmıştık, öyle ki onlara ağzı bozukluğu açıklamak bile mümkün değildi- inanın denemişliğimiz var. *** Gördükleri karşısında afallayan bu şaşkın adamlar elbette bu mükemmel düzende kusur arayacaklar. Alışık oldukları düzen içindeki kadın rolü ile karşılaştıkları kadın rolünü aynı paydada toplayamadıkça afallayacaklar. Ve inanın siz de keyifle okuyacaksınız :D Kısaca Kadınlar Ülkesi kadıların tek başlarına olduklarında annelik duygusu, anne şefkati ve güçlü kız kardeşlik bağlarıyla dünyayı nasıl yaşanır kılacaklarını gösteren ütopik bir kitap. Fizyolojik olarak imkansız fakat yaşantısal olarak ah keşke dedirten bir ütopya doğrusu.
1000k
Kadınlar ÜlkesiCharlotte Perkins Gilman · İthaki Yayınları · 201819,7bin okunma
Kim ki bu Fahim Bey? Ya da ben mi kimim?
Puan vermedi·212 syf.··
Beğendi
·
2023 22. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2023 22:24
"Ey kendisini gören herkesin türlü türlü bulduğu, başka başka bildiği Fahim Bey! Size, belki kendisinden tevarüs ettiğiniz fikirleri ağzınızdan işittikçe "Benim akıllı oğlum!" diye hitap eden babanızın ve vaktiyle "Dünyanın en iyi adamlarındandır," diye sizi göklere çıkaran babamın mı hakları vardı? Halbuki eniştemize göre, sadece bir Frenk mukaddili, dolayısıyla dinsiz ve tehlikeli bir adamdınız. Kendisine bahşiş veremediğiniz han kapıcısı için 'nanetin biri' sayar, eski gazetelerinizin ince kağıt parçalarıyla işaretli yerlerini karıştırdığı için kendisine ifrit kesildiğinizi gören hizmetçi size bir nevi deli diye bakar, daha edeceğiniz nice iyilikleri bekleyen Reji hademesi sizi evliya gibi bilir, bense sizi, hisler ve fikirlerim yavaş yavaş ve parça parça değiştikçe, geçmiş zamanın hoş görünüşlü, hoş sözlü, bir hayli vakit kaybettirici ve biraz safdil bir ihtiyarı bulurken, siz hakikaten bütün zaafı ancak iyiliğinizden gelen bir adam mıydınız?" Syf.:166 Kitap Fahim Bey özelinde hayatı, ölümü, yaşlılığı gençliği, aşkları ile bir kişinin kendisini nasıl gördüğü, başkaları tarafından kaç türlü görüldüğü ama aslında kim olduğu üzerine. Dilinin biraz daha günümüze uyarlanmış olmasını isterdim. Zira kitap tastamam anlaşıldığı taktirde pek çoğumuzun beğenisini kazanacaktır. İnşallah kitabın dili ile ilgili bir sadeleştirme ya da günümüze uyarlama çalışması yapılır. O haliyle yeniden okumaktan zevk alırım.
Fahim Bey ve BizAbdülhak Şinasi Hisar · Everest Yayınları · 20222,427 okunma
Sen hep vardın sanki...
10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2023 21. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2023 23:57
"Elimde pastel turuncu, dikişleri patlamak üzere olan valizimde, başka, uzak bir şehirde yeniden diriltmek umuduyla taşıdığım ölüler vardı. Belki de on parçaya ayrılmış kendimi taşıyordum."diye başladı ve bittiğinde valizdeki parçalar sanki tekrardan birbirine kaynadı... Bazı kitaplar sizi ilk sayfadan içine alır ya işte bu onlardan biri. Yani en azından benim için öyle. Adı 'Uzakların Şarkısı' ama insanı alıp bu kadar uzaklara götüreceğini tahmin edemezdim doğrusu. Okudukça uzaklara gideceğiniz, uzaklaştıkça içinize döneceğiniz bir kitap. Keyifli okumalar dilerim :))
Uzakların ŞarkısıKaan Murat Yanık · Everest Yayınları · 20174,762 okunma
Reklam