Akış
Ara
Ne Okusam?
Giriş Yap
Kaydol
Minibüs beklerken otobüs gelmesi şoku.. Yine kursa geç kaldım ama çok şükür🤲🤲
Güzel bir kız ile çekingen ama kalbi sevgi dolu bir gencin hikâyesini dinlemeye ne dersiniz? İşte bu hikâyemiz güzeller güzeli bir kız olan Gülperi ve mahallenin en efendi çocuğu Rıza’nın hikâyesi… Bir varmış, bir yokmuş… Çok uzaklarda değil İstanbul’un içinde, sokakta çocukların hala oynayabildiği eski zamanların birinde, komşuların birbirini
Reklam
Aslında işimi hâlledip, dönüp, kendime kahve yapacaktım. Adımlarımı izlemeye, arada başımı kaldırmaya falan başlamışken, konuştu memnuniyetsiz Matruşka; - Yine mi sıcak? Puf! Bunu söyledikten sonra bulutlar çarpışan arabalar gibi olsalar da sorun değil. Şu durduğum yerde kedi yavrusu gibi ıslanabilirim! Şeklinde söylenmeler, minik tepinmeler falan derken gelen minibüse, gittiği yolda eşlik ettim. Kalabalığın içinde yer bulma derdim yok, dokunmayın yeter, dokunmayın sıcak. Aklıma çantama tıkıştırdığım hırkam geldi.. Ah diyorum, Pessoa'dan kaç, kendine başka yük edin..( Sıcak bastırıyor.) Başımı kaldırdım yine, bulutları görünce bende bir Heidi havaları.. :) (Ortamdan uzaklaşınca, ortalık biraz serinledi.) Minibüs şoförünün muavinle yaptığı karşılıklı espriler.. (Biri camları kırsın!) Kırmızı ışıkta beklerken, minibüs şoförünün başka bir minibüs şoförüyle camdan cama muhabbet edişi.. (Burda inip yürüsem, asfalt katilim olur. Tamam kötü fikir.) I ıhh.. Teyzelerinki gibi de değil üstelik. Çünkü kelimeler son anlamını farklı kişilerin ağzında yitiriyor bayım.. Yani, aslında ben işimi hâlledip, dönüp, kendime kahve yapacaktım ama kahve ısmarlamayı tercih ettim. Yapmakla yaptırmak arasındaki fark; işte bu kadar.. :)