Kendi başına gelmeyen felaket ne güzeldir. Can çekişen birini izlerken insan yaşadığı korkunç üzüntüyü büyütür büyüttükçe, ölenin kendisi olmadığından duyduğu sevinç görünmesin diye. Başkasının helaki, hayatta olmaya kıymet katar, anlatılacak ömürlük bir tecrübe katar, şükür katar.
Ölenlerin bir gün dönecekleri bir yere gittiklerini, ama geride bıraktıklarına kırgınlıkları geçmediği için bir türlü dönmeye yanaşmadıklarını sanırdım.
Nedenini niçinini sorgulamadan olguları kabul etme gibi bir yöntemi vardı. Gerçekte bu sınıflama eylemiydi. Bir şeyin neden olduğu konusunda asla kafa yormadı. Nasıl olduğu ona yeterdi. Böylece mağaranın arka duvarına birkaç kez burnunu vurduğunda o duvarın içinde kaybolamayacağını kabul etti.