Murakami’nin ilk eseri. On sekiz günlük sıcak bir yaz tatilinde bar kenarında yudumladığı birasını, arkadaşlarını, sevgililerini anlattığı, içerisinde yaşamınızdan detaylar bulabileceğiniz çerezlik bir kitap. Akıcı ve tam Murakami tarzı sade bir dili var. Özellikle kitabın son kısmında yazar sunuşunu, mutfak kurmacasının doğuşunu anlattığı kısmı çok içten ve cesaret verici buldum. Yazarlığa başlayış şeklini, dilini ve kendine has tarzını anlattığı kısma bayıldım. Belki bir gün hayalini kurduğum şeyleri gerçekleştirmeye bir sahada çimenlerin üzerine oturmuşken ya da bir yaralı güvercin avuçlarımdayken cesaret edebilirim.