Kitap bir bebeğin nehire atılmasıyla başlıyor. Başta bebek salgına yakalandığı için annesinin onu attığını düşünmüştüm. Çünkü kitabı okumadan önce tek bildiğim şey bir dans vebasının kitaba konu olmasıydı. Fakat o dönemlerde fakirlikten kaynaklı aileler bebeklerini yiyormuş bu aile de bebeğini yemeye vicdanı el vermediği için nehire atıyor. Daha sonra Enneline yani anne bu durum üzerine içsel bir muhakeme sürecine giriyor. Eşinin onu teselli etme girişiminden sonra birden ritim tutturarak ayağa kalkıyor ve dans etmeye başlıyor. Bu şekilde sadece bir kadınla başlayan dans vebası giderek yaygınlaşmaya devam ediyor. Kendi içimde dans vebası sebebini üzüntü gibi psikolojik sebeplerden kaynaklı olduğunu düşünmüştüm. Çünkü biz kitabın başlangıcında annenin kendi çocuğunun canına kıymak gibi bir girişimde bulunduğunu görüp ardından kendini teselli edemedikten sonra acıyla dans etmeye başladığını görüyoruz ve giderek sebebi bilinmeyen ortak hiçbir paydası olmayan insanların birbirleriyle dans etmeye başladığını görüyoruz. Dans vebabasının henüz günümüzde bile nasıl başlayıp nasıl son bulduğu bilinmiyor kitapta da zaten önce bir grup doktor tarafından dans vebasının sebebi araştırılmaya başlanıyor. Sebebini kanın hızlı akmasından, sıcaklığından gibi biyolojik sebepler üzerine oturtmaya çalışıyorlar. Doktorlar henüz sebebini bulamamışken bölge sorumlusu, şehir yöneticisinin din adamlarından yardım aldığını görüyoruz. O dönemdeki din adamları da cennetten arsa satma dönemleri ile meşhur olan kilisede her şeyin şen şakrak geçtiği halkın fakirlikten gravür kağıdı yerken ruhban sınıfının alem yaptığı din adamları. Kitap içinde çok fazla Türklerden bahsediliyor dehşet bir Türk korkusu var 1500lü yıllar Osmanlı’nın da görece daha güçlü olduğu yıllar bu yüzden sürekli bir Türkler