Geceye uyanık, gündüze kör olan baykuş. Kendi sesinden başka bir şey duymayan, kafasında sürekli kendiyle konuşan tek başınalıkla boğulan birini gördüm kitapta. Bazen okurken buraya nasıl geldik diyip ön sayfalara döndüm. Tamamen odak okurken bile acaba kitaba daldım da anlamayı mı unuttum diye birkaç kez sorguladım. Dilime ve anlatışına alışmaya başlayınca ben de rüya ve gerçek arasında kitapta dolaşmaya başladım. Bir çok İran ve Hindistan motifine şahitlik etmek güzeldi. Babam amcam mı, aslında ben kimim? gibi öze dönük sorgulamaların görünürlüğü hoşuma gitti. Karakter aynalarla dolu bir odada sanrı ve gerçeklik arasında gidip geliyordu ve biz de buna şahit olduk.