Kör Baykuş

Sadık Hidayet
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Kör baykuşun gölgesinde...
Puan vermedi·112 syf.··
2025 63. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Aralık 2025 13:19
Spoiler içerir. Yazarımız, 1951 yılında Paris’te, kaldığı dairede gazla zehirlenerek hayatını sonlandırmış. Ölümü, uzun süredir taşıdığı yalnızlık ve umutsuzlukla adeta ihtiyaç gibi bilip ebedi hayata doğru yolunu çizmiş. Bizlere ise nesilden nesile aktarılan nice kör baykuşlar bırakmış. Evet sevgili okur bu kitap sana bir hikâye anlatmıyor, seni bir zihnin içine kapatıyor. Zaman belli değil, mekân belli değil, kişiler net değil. Ama buna rağmen her şeyi yöneten tek bir bilinç var. O bilinç neyi hatırlamak isterse onu gösteriyor, neyi bastırmak isterse karartıyor. Bu yüzden okur olarak sürekli tetiktesin; “şimdi ne olacak?”tan çok “şimdi nereye savruldum?” diye düşünüyorsun. Bir yerde sıkılıyorsun. Dil ağırlaşıyor, tekrarlar bunaltıyor. Tam kopacakken bir sahne geliyor, ritim yükseliyor, metin hızlanıyor ve sayfayı çevirmek istiyorsun. Bir bakıyorsun kadın öldürülmüş, gömülmüş. Refleksin şu oluyor: “Noluyor?” Ama bu şaşkınlık bir eksiklik değil; kitabın okurdan istediği hâl bu. Romandaki kadın figürleri, anlatıcının karısı, idealize edilen kadın, diğer yüzler… Bunlar net ilişkilerle kurulmuş karakterler değil. Daha çok anlatıcının zihnindeki parçalanmış bir kadın imgesinin farklı yansımaları gibi. Karısının hamileliği gibi detaylar da “olay”dan çok, anlatıcının aşağılanmışlık ve tiksinti duygularını derinleştiriyor. Gerçekle hayal arasındaki sınır özellikle silik bırakılıyor. Kör Baykuş’u okurken insan şunu soruyor: “Ne eksik?” Ama bir süre sonra bu soru kitaptan çıkıp okura dönüyor. Çünkü bu roman cevap vermiyor; rahatsız ediyor, boşluk bırakıyor, susuyor. Belki de bu yüzden tek okumalık değil. Şimdi tam çözemesem de bir gün yeniden okuyacağımı biliyorum. Çünkü bu kitap ilk okumada anlamdan çok iz bırakıyor. Kör Baykuş Sadık Hidayet
Edebiyat
Kör BaykuşSadık Hidayet · Kızıl Panda Yayınları · 036,7bin okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2024 43. kitabı
Kitabın başında her şeyi olağanüstü olaylar sandım ama yazar bazı yerlerde bu yaşanılanların rüya ve gerçeklerin iç içe geçmesinden dolayı olduğunu bizlere söylüyor. Anlatım karamsar bir ruh hali ile ele alınmıştı. Baş karakterimizin amcası ile babası aynı kadına mı aşık olsun dersiniz, annesinin onu bırakması mı dersiniz veya eşinin onu sevmeyip başkalarına minnoş davranması mı dersiniz her şey mevcut. Elinizde ise okunulabilir.
Edebiyat
Kör BaykuşSadık Hidayet · Kızıl Panda Yayınları · 036,7bin okunma
Kör Baykuş
Puan vermedi
Hayatta bazı yaralar vardır; yalnızken, ruhu cüzzam gibi ağır ağır kemirip yok eder. Kimseyle paylaşılmaz bu acılar, zira insanlar çoğu kez bu inanması güç acıları tuhaf ve ender görülen bir olayın parçası saymaya alışmışlardır.
İnsan ve Hayat
Kör BaykuşSadık Hidayet · Kızıl Panda Yayınları · 036,7bin okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2025 22. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Temmuz 2025 17:08
Kitaba;”bazı yaralar vardır ruhu cüzzam gibi ağır ağır kemirip yok eder..”Diye başlayan Sadık Hidâyet aslında kendisinin bile çözemediği hayal ve gerçeğin orta yerinde hep ölmek isteğiyle yanlızlığına gömülmüş..Gerçek hayatında iki kez intihara teşebbüs edip birinde başarılı olmuş olan şairin yazdıklarıyla içinde bulunduğu ruh halini kaleme aldığını düşünüyorum..Bir hayale mi bir gerçeğe mi aşık olduğu belli olmayan iki farklı kadından bahsederken fosforlu kalemlerle altının çizilesi o derin aşkını anlatırken bir katil ruhuyla bıçak darbeleriye yaklaşan bir garip ruh hali..Bir roman gibi okunması mümkün olmayan kitap kelime oyunlarıyla betimleme ve benzetme sanatlarıyla ve çoğu zaman hastalıklı ruh halini yansıtan rahatsız edici,düşündüren yaklaışımıyla okuyucuyu içine çekiyor..
Kör BaykuşSadık Hidayet · Kızıl Panda Yayınları · 036,7bin okunma
Büyük beklentimin kurbanı!
7/10
·112 syf.··
2022 21. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 29 Haziran 2022 23:55
Kitap ve yazar hakkında o kadar yüce söze maruz kaldım ki bu sonucun kaçınılmaz olduğunu öngörebilmem gerekirdi. Arkadaş çevremde kitabı okumuş, yazarı araştırmış, fikirlerine oldukça değer verdiğim birisi tarafından önerilmişti bu kitap. Devamında ortak bulunduğumuz bi grup insanın okumuş olduğunu ve iyi izlenimlerini öğrendikten sonra kendimi fazlasıyla cahil ve geride kalmış hissetmiştim. Açıkçası yazarı daha önce duymamış ve ilk duyduğumda cemaatçi sakallı bi abi(!) Canlanmıştı gözümde... Evet önyargı, bazen kötü bazen gerekli. Dediğim gibi çok yüksek bi beklentiyle başlayıp yer yer sıkılıp yer yer heycanlandığım bi eserdi. Genel olarak sürekli tekrar eden kalıpların beni sıktığını ifade etmeliyim. Tabi yazarın bize aksettiği dünya için gerekli bir yazım şekli ama beni fazlasıyla sıktı. Öte yandan yaşam ve ölüm üzerine düşüncelerin beni etkilediğini de ifade etmeliyim. Benim gibi fazla şişrilmiş bir şekilde başlamazsanız rahatlıkla benimseyebileceğiniz bir kitap. Öte yandan benim için sıradan bir kitaptan öteye gidemedi ne yazık ki. Belki bi kaç yıl sonra ikinci bir şans fikrimi değiştirebilir. Bunu zaman gösterecek.
Sadık Hidayet
Kör BaykuşSadık Hidayet · Kızıl Panda Yayınları · 036,7bin okunma
Puan vermedi
Kitap, isimsiz bir anlatıcının (kalemdan ressamı) perspektifinden ilerliyor. Anlatıcı, yalnızlık içinde yaşayan, afyon ve alkolün etkisiyle gerçek ile rüya, geçmiş ile şimdi arasındaki sınırları kaybeden bir adam. Hikâye, bir kadının (güzel, erişilmez bir figür) evine gelmesi, ölümü, cesediyle yaşanan saplantılı ilişki ve ardından parçalama/gömme süreciyle başlıyor. İkinci kısım ise daha “gerçekçi” bir evlilik anlatısına kayıyor; burada kadın “kahpe” olarak anılıyor ve anlatıcının karamsar, yabancılaşmış bakış açısı hâkim oluyor. Tüm bunlar döngüsel, tekrar eden imgelerle (yaşlı adam, cypress ağacı, testi, baykuş gölgesi, lamba ışığı) örülü. Zaman ve mekân belirsiz; her şey bir kâbus veya halüsinasyon gibi akıyor. Hidayet, eserde varoluşsal bunalım, ölüm arzusu, cinsellik-ölüm bağlantısı, toplumdan yabancılaşma ve “körlük” (toplumsal/kişisel cahillik) temalarını işliyor. Anlatıcı kendini gölgesine anlatmaya çalışıyor; bu, iç dünyasının parçalanmışlığını ve iletişim kopukluğunu simgeliyor. Kafka’nın *Dönüşüm*’ünü andıran dönüşüm motifleri, Poe’nun karanlık psikolojisi ve Doğu mistisizminin izleri var. Eleştirmenler kitabı “psikofiction” veya “Doğu’nun Kafka’sı” olarak nitelendiriyor. İran’da bir dönem yasaklanması da cabası; çünkü geleneksel değerlere ve toplumsal yapıya dolaylı eleştiri içeriyor. Güçlü yönleri: Şiirsel, hipnotik dili ve imgelerin gücü. Okurken afyon dumanı gibi sarıyor, tekrar eden motifler bir rüya döngüsü yaratıyor. Zayıf yönleri ise (bazı okuyuculara göre) aşırı tekrar, belirsizlik ve ağır karamsarlık; tek seferde hazmetmek zor, birden fazla okuma gerektirebiliyor. Özellikle varoluş sancısı çeken, karanlık edebiyata meraklıysanız etkileyici; yoksa boğucu gelebilir.
Kör BaykuşSadık Hidayet · Kızıl Panda Yayınları · 036,7bin okunma
Spoiler
10/10
·112 syf.··
2026 1. kitabı
Geceye uyanık, gündüze kör olan baykuş. Kendi sesinden başka bir şey duymayan, kafasında sürekli kendiyle konuşan tek başınalıkla boğulan birini gördüm kitapta. Bazen okurken buraya nasıl geldik diyip ön sayfalara döndüm. Tamamen odak okurken bile acaba kitaba daldım da anlamayı mı unuttum diye birkaç kez sorguladım. Dilime ve anlatışına alışmaya başlayınca ben de rüya ve gerçek arasında kitapta dolaşmaya başladım. Bir çok İran ve Hindistan motifine şahitlik etmek güzeldi. Babam amcam mı, aslında ben kimim? gibi öze dönük sorgulamaların görünürlüğü hoşuma gitti. Karakter aynalarla dolu bir odada sanrı ve gerçeklik arasında gidip geliyordu ve biz de buna şahit olduk.
Kör BaykuşSadık Hidayet · Kızıl Panda Yayınları · 036,7bin okunma
Kör Baykuş - Sadık Hidayet
8/10
·95 syf.··
2021 63. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2021 15:44
Bazı kitaplar vardır, neresinden başladığın çok önemlidir. Kendi adıma kitaba yanlış yerden başladığımı itiraf edebilirim. Eserin başında Sadık Hidayet ile ilgili genel bir bilgilendirme yapılmış ancak kitabı daha iyi anlamak için eserin sonunda yer alan yazarla ilgili önemli bilgileri okuyarak esere başlamanız kitabı daha iyi anlamanıza vesile olacaktır. "Hayat hikâyemde önemli bir şey yok, başımdan ilginç olaylar geçmedi. Ne yüksek bir mevki sahibiyim, ne de sağlam bir diplomam var. Okulda hiçbir zaman örnek bir öğrenci olamadım, başarısızlıklar her yerde buldu beni. Nerede çalışırsam çalışayım silik, unutulmuş bir memurdum; şefleri memnun edemedim. İstifa ettim mi seviniyorlardı... Bırak gitsin, yaramaz! Çevrem böyle görüyordu beni, haklıydılar belki de." Eserde kahramanın farklı bir psikolojiye sahip olduğu görülüyor. Olaylar da psikozlu ruh haliyle anlatılıyor. Bu nedenle mekanlar ve zaman arasında geçişler oldukça belirsiz ve gerçek ile hayal ürünü arasında da aynı belirsizlik devam ediyor. Sadık Hidayet bir intihar ile son veriyor yaşamına. Eserde de ölüm kelimesine sıklıkla rastlanıyor. Ancak yine de eserdeki kahraman ile yazarın hayata bakışını özdeşleştirmek doğru olmayacaktır. Zira kahraman eserde bir cinayet işleyebilen nitelikte gerçekte ise karıncayı dahi incitmeyen bir karakterdedir. İran Edebiyatının önde gelen yazarlarından biri olarak tanınmaya değer bir şahsiyet olduğunu düşünüyorum. Farklı bir dili ve üslubu var. Kendisinde Ömer Hayyam'ın etkisini de görmek mümkün. Eserde kullanılan birçok kelimenin açıklaması da dipnotlar ile verilmiş. Kısa olmasına rağmen yorucu bir o kadar da değerli bir eser. Eserden başladığım incelememi yine eserde yazarın hayatı bölümünde yer alan bir alıntıyla bitirmek istiyorum: "Ölümünden az önce bir hikâye taslağı
Edebiyat
Kör BaykuşSadık Hidayet · Yapı Kredi Yayınları · 202636,7bin okunma
“KÖR BAYKUŞ…”
8/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2023 49. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 19 Kasım 2023 18:07
Çok bilinen, hakkında fazlasıyla yazılan bir eser. Okumakta biraz geç kaldığımın farkındayım, ama başyapıt diye bir şey varsa o da Kör Baykuş’tur. Modern İran Edebiyatından farklı bir kitap. Sadık Hidayet ile tanışmam bu kitap sayesinde oldu. Biyografisinden ve kitaptan anladığım üzere, yazar hayatı boyunca kendini bir yere ait hissetmemiş. Hayatı sıkıntı, baskı ve bunalımlarla geçmiş. Yaşadıkları ve okudukları yazarı din karşıtlığına ve Ömer Hayyam hayranlığına sevketmiş. Üç ülkeye bölünmüş, İran’da doğmuş, Fransa’da eğitim almış, Batı ve Doğu kültürüne karışmış ama yine de kendini bir yere koyamamış. Kör Baykuş’ta da dediği gibi: ‘Birisiyle konuşsam, bir şey yapsam, türlü konularda söze karışsam; gönlüm başka yerde, aklım başka yerde ve ayıplıyorum kendimi. Dağılan, çözülen bir kitleyim ben, böyle de kalacağım. Acayip, biçimsiz bir karışımım,’ diyor. Ölüm temasının yoğun olduğu, karamsar bir insan ve karanlık bir hikâyesi var.. Hikâye, alkol ve afyon bağımlısı ruh hastasının hayatı anlamlandırmaya çalışması, güzellik ve dürüstlüğü aradığı yolda yenik düşerek, kendini şeytana teslim edişini anlatıyor. Kitaptaki kahramanımızın işi kalemdanlar* üzerine resim yapmak, bunları boyamak. (*Kalemdan: Ar. eskilerde kalem konulan kutu). Yaptığı resimlerde hep bir servi çiziyor. Dibinde kambur ihtiyar bir adam, bağdaş kurmuş oturuyor, Hint fakirine benziyor. Karşısında siyah entarili bir genç kız, ona eğilmiş bir gündüz sefası uzatıyor, aralarında bir dere. Bu resmettiği güzel ile evinin penceresinde rast geliyor. Bir bakıyor aynı manzara. Sonrasında gelişen olaylar bir sanrı mı yoksa gerçek mi, işte orası size kalmış.. Kör Baykuş romanının ilk yayını Hindistan’da yapılmış, çünkü yazarın memleketi İran’da satışı yasaklanmış. O dönemin politik havasında çeşitli içsel buhranlar (alkol ve
Roman-Edebiyat
Kör BaykuşSadık Hidayet · Yapı Kredi Yayınları · 202636,7bin okunma
Damıtılmış bir metin, bazı cümleleri akordiyon gibi..
10/10
·96 syf.··
2022 18. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 19 Mart 2022 00:00
..okurken beyninizde açılıyor ve kat yerlerinden toparlayana kadar bir taraftan okuduğunuz sonraki kısımlar boşluğa gidiyor* Genel olarak Dostoyevski hayranı olan, ‘Dvoynik’ kitabında şizofreniye katkısını ‘Karamazov Kardeşler’in’ ise her yanını öven Freud acaba Hidayet’in bu kitabını okusa psikozu nasıl bu kadar iyi kullandığını sorgular mıydı.? Hidayet kitapta; ölümü, bir kadına olan arzuyu, kini, nefreti, bekleyişi, bir sineğin anlamsız ömrünü, tanrıyı, zehirin var ettiği hayatı, ihtiyarlığı ve gençliği, var olmayı ve yok olmayı, gölge kavramını, annesi olan rakkaseyi, hindistan'da yapılan kobra hapsini müthiş bir biçimde anlatıyor; varoluşçuluğun adeta tadına bakıyor ve bunu çok karanlık bir şekilde dile getiriyor. Yani karanlık bir yolculuğa çıkıyorsunuz, karanlık içindeki karanlığı görüyorsunuz sonra daha karanlık daha da karanlık..tedirgin edici, kasvetli bir yolculuk. Kitapta kaybolmamak imkansız. birbirini andıran pasajlar, paragraflar ve göndermeler, İran edebiyatına keskin bir giriş yapmak istiyorsanız ilk okumanız gereken yazar hidayet'tir. Bana, Zweig'ın ve Kafka'nın kitaplarındaki o şahane eylemsizliği, aylakça yürütülen başkaldırıyı, nihilizmi hatırlatıyor. Kitap fazlasıyla din, tekke, tarikat, şeyh vs. karşıtı, bununla da yetinmiyor; İran toplumunun dört bir yanını sarmış pası derin gözlemlerle anlatıyor. ikili ilişkiler özelinde İran'ın kaldıramayacağı düzeyde bir sadizmi/mazoşizmi ve ahlaksızlığı ortaya çıkarıyor, Hidayet. bunu âdeta bile isteye yapıyor, bulunduğu toplumu rahatsız ederek 'ben buradayım!' demek istiyor. 'Ben buradayım ve sizin kendinize yakıştıramayacağınız ancak size ait bütün bu gözardı ettiğiniz ya da görmek istemediğiniz gerçekleri üstüme almaktan onur duyuyorum!' diyor. Herkesleşmiş, birbirinin aynısı, onun
1000Kitap
Kör BaykuşSadık Hidayet · Dorlion Yayınları · 202036,7bin okunma

Yazar Hakkında

Sadık HidayetYazar · 27 kitap
Sadık Hidayet (Farsça: صادق هدایت) ‎ (17 Şubat 1903, Tahran - 9 Nisan 1951, Paris), modern İran edebiyatının önde gelen düzyazı ve kısa hikâye yazarı. 17 Şubat 1903 tarihinde Tahran'da dünyaya geldi ve bu kentteki Fransız Lisesi'nde eğitim gördü. 1925 yılında eğitimini sürdürmek amacıyla Avrupa'ya gitti. Bir süre diş hekimliğine ilgi duyduysa da mühendislik okumak için diş hekimliğinden vazgeçti. Fransa ve Belçika'da geçirdiği dört yılın ardından İran'a döndü ve kısa sürelerle çeşitli işlerde çalıştı. İlk hikâyelerini Paris'teyken yazdı. 1936'da Hindistan'a giderek Sanskritçe öğrendi. Buradayken Budizm'i inceledi ve Buda'nın kimi yazılarını Farsçaya çevirdi. Sadık Hidayet sonunda tüm hayatını Batı Edebiyatı çalışmalarına ve İran tarihi ile folklorunu araştırmaya adadı. En çok, Guy de Maupassant, Çehov, Rilke, E.A. Poe ve Kafka'nın eserleriyle ilgilendi. Hidayet birçok hikâye, kısa roman, iki tarihi dram, bir oyun, bir seyahatname ile bir dizi yergili komedi ve taslak kaleme aldı. Yazıları arasında ayrıca birçok edebiyat eleştirisi, İran folkloru ile ilgili araştırmalar ve Orta Farsça ile Fransızcadan yapılmış çeviriler yer alır. Sadık Hidayet, İran Dili ve Edebiyatını uluslararası çağdaş edebiyatın bir parçası haline getiren yazar olarak kabul edilir. Sonraki yıllarda, zamanın sosyo-politik problemlerinin de etkisiyle, İran'ın gerilemesinin sebebi olarak gördüğü monarşiye ve ruhban sınıfına yoğun eleştiriler yöneltmeye başladı. Eserleri aracılığıyla bu iki kurumun su-i istimallerinin İran milletinin sağırlığının ve körlüğünün sebebi olduğunu gösterme çabasına girdi. Çevresine, özellikle de, çağdaşlarına yabancılaşan Hidayet, son eseri Kafka'nın Mesajı'nda ancak ayrımcılık ve baskı sonucunda yaşanabilecek bir melankoli, umutsuzluk ve ölüm halinden bahseder. Sadık Hidayet'in en tanınmış eseri 1937 yılında Bombay'da yayımlanan Kör Baykuş'tur. Beethoven ve Çaykovski dinlemeyi seven ve afyon tiryakiliği bilinen Sadık Hidayet, resimle de uğraştı. Günümüze kalabilen resimleri Hassan Qa'emian tarafından bir araya getirildi. Kimileri bu eserlerde sanatsal bir değer bulmazken, kimilerine göre de bunlar geleceğin resimleridir. Ölümünü yirmi beş yıllık arkadaşı Bozorg Alevi şöyle anlatır: "Paris'te günlerce, havagazlı bir apartman aradı, Championnet caddesinde buldu aradığını. 9 Nisan 1951 günü dairesine kapandı ve bütün delikleri tıkadıktan sonra gaz musluğunu açtı. Ertesi gün ziyaretine gelen bir dostu, onu mutfakta yerde yatar buldu. Tertemiz giyinmiş, güzelce tıraş olmuştu ve cebinde parası vardı. Yakılmış müsveddelerin kalıntıları, yanıbaşında yerde duruyordu." Yılmaz Güney'in de yattığı Père Lachaise (okunuşu: per laşez) mezarlığında gömülüdür. Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Sâdık_Hidâyet