Sadık Hidayet, Kör Baykuş’ta insan ruhunda derin bir kazı yapıyor. Bir buhran hâlini, Şark’a özgü olağanüstü bir atmosfer içinde tasvir ediyor. Bu bakımdan gotik edebiyata yakındır. Kimi kez Kafka ile karşılaştırılıyor ki, yanlış bence. Çünkü Kafka, modern hayatın; teknolojinin, robotlaşmanın, toplumsallaşmanın neden olduğu bir ‘bunalım’ üzerinde durur ve bu, Batı kültürüyle doğrudan ilgilidir. Oysa Hidayet’in Kör Baykuş’unda kültürel atmosfer, Hint, Fars ve İslâm kültürünün iç içe girdiği bir Şark iklimidir, kişinin bunalımı özneldir; daha çok bir kadın tarafından aldatılma vehmine dayanır ve bu vehim derinlerde inanç problemine ve geleneksel değerlerden iğrenmeye kadar varır…
Alaattin Karaca