Kör Baykuş

Sadık Hidayet
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

5/10
·112 syf.··
2026 6. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2026 02:18
Kitabı bitirdiğimde “Ne okudum ben şimdi?” dediğim bir kitap oldu Kör Baykuş.Psikolojik bir roman aslında Kör Baykuş. Kitapta adı verilmeyen bir anlatıcımız var.Anlatıcı yalnız, içe kapanık, hayattan kopmuş ve ruhsal olarak çöküş içinde olan bir adamdır. Gerçek ile hayalin, bilinç ile bilinçdışının sürekli iç içe geçtiği bir atmosferde anlatılıyor. Kadın figürüyle sorunlu saplantılı bir ilişki içerisinde ve sürekli ölüm,çürüme, yalnızlık ve anlamsızlık düşüncelerine takılı bir adam okuyoruz. Kitabın ana fikri şu olsa gerek; İnsanın anlamını yitirdiği bir dünyada yalnız kaldığında sevgi bile onu kurtaramaz aksine daha derin bir karanlığa sürükler. Kitabın adı neden Kör Baykuş diye düşünmüştüm. Doğu kültüründe çoğu zaman baykuş “uğursuzluk ve ölüm” sembolüdür ve Kör Baykuş da gören ama anlamlandıramayan, farkında ama çaresiz insanı simgelemektedir. Yazar intihar ederek hayatına son vermiştir ,kitapta bu kadar ölümden bahsetmesinden belliydi. Kitap okurken hep sorgulatan ve karanlığın, ölümün yoğun bahsedildiği bir kitap olduğundan dolayı insanı bunalıma sokuyor.Rahatsız eden yerler de oldu beni özellikle kişinin yer yer kendini Tanrısallaştırma durumları gibi.Tevbe Tevbe deyip durdum :)) Psikolojik roman sevmeme rağmen bu kitabı pek sevemedim:( Psikolojik roman severler okuyabilir. Kitapla ve sevgiyle kalın:))
1000Kitap
Kör BaykuşSadık Hidayet · Ren Kitap · 036,6bin okunma
2/10
·112 syf.··
2024 13. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 25 Temmuz 2024 13:46
Açıkcası kitabın son sayfalarına kadar olayın ne olduğunu tam anlayamadım. Sürekli tekrar eden betimlemeler ve cümleler iç bunaltıcıydı. Büyük hevesle başlamıştım oysaki.
İnceleme
Kör BaykuşSadık Hidayet · Ren Kitap · 036,6bin okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2026 16. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 31 Mart 2026 23:59
Rüya ile gerçek, hayal ile hakikat arasında gidip gelen ölümcül hastalığa sahip aynı zamanda esrar ve afyon meraklısı bir ressamın kendine ve hayatına dair anlattıklarını okuyoruz. Öyle iç açıcı bir hayat hikayesi değil maalesef. Hatta melankolik ve suç barındıran bir hikaye. Kitabı okurken neyin gerçek neyin hayal ürünü olduğunu anlamak güç. Karısına hitap şekli can sıkıcı ve onun hayatına son verme şekli kan donduruyor. Ama bu da hayal miydi yoksa gerçek miydi bunu da bilemiyoruz Her şeye rağmen farklı bir tarz ve güçlü bir kalem olduğu yadsınamaz
Kör BaykuşSadık Hidayet · Ren Kitap · 036,6bin okunma
7/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2025 101. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 02 Eylül 2025 22:26
Kör Baykuş hem bir bireyin iç dünyasının hem de bir toplumun ruhsal çöküşünün çarpıcı bir portresi gibi. Eğer kitabı okumayı düşünüyorsanız, Türkçe çevirilerinde özellikle Faruk İnaltekin veya Behçet Necatigil’in çevirilerini tercih edebilirsiniz, çünkü eserin şiirsel dilini korumak için çeviri kalitesi önemli
Kör BaykuşSadık Hidayet · Ren Kitap · 036,6bin okunma
Puan vermedi·112 syf.·
2023 16. kitabı
Gölgesinin baykuşa benzediğini söyleyen anlatıcı, “körlük” sözcüğünü kıskançlık ve tutku nedeniyle “gözünü kan bürümesi” durumunu anlatmakta kullanır. Anlatıcının gözünü kan bürümesi, korku dolu bir cinayet işlemesine neden olacaktır. Kör Baykuş’ta, insanın tüylerini diken diken eden, ruhen sarsan, öfke ve dehşet duygularını bir arada yaşatan bir kadın cinayeti vardır. Aşkına karşılık bulamadığını; karısının hiçbir zaman onun olmadığını, kendisini sürekli aldattığını dile getiren anlatıcı, karısından sıklıkla “kahpe” diye söz eder. Geçmiş yıllardan kalan ve duvardaki bir rafın üstünde bekleyen zehirli şarapla öldürür kadını… Bedenini parçalar, bavula yerleştirir… ve sonra bir mezarcıyla buluşur kaderi. Öldürdüğü kadın da, mezarcı da, kadının âşığı olan ihtiyar kambur adam da, bu hikâyeye eklenen başka kişiler de aslında tek kişiden ibarettir; o tek kişi; anlatıcının kendisidir. Anlatıcı, bütün bu kişilere dönüşür farklı mekân/zaman boyutlarında…
Kör BaykuşSadık Hidayet · Ren Kitap · 036,6bin okunma
Kör Baykuş Kitabı Depresyonda Hİssediyorsanız Okumayınız!
Puan vermedi·112 syf.··
2024 2. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 04 Eylül 2024 00:00
Sadık Hidayet ,İran edebiyatının önemli isimlerinden biridir. Kitap İran'da yasaklanınca Hindistan göç ediyor. Kitabı tam burada yazıyor. Kendisi hayatın içinde umutsuz ve karamsar bir insan. Sonuç olarak intihar ederek hayatına son veriyor. Karamsarlığı bu edebi şekilde kaleme almış. Kitap iki bölümden oluşuyor. Birinci bölümde bir adamın bir kadına olan hayranlığı anlatılıyor. Adam pencereden dışarıda baktığında çekik gözlü çok güzel bir kadın görüyor. Kadının yanında çok çirkin bir ihtiyar adam kadın ihtiyara bir çiçek veriyor. Kadının bakışları onu çok etkiliyor. Kalemliğin üzerine o kadının gözlerini çizmek istiyor. Kadını tarif ederken yapmış olduğu betimler harikaydı. Kadına duyduğu hayranlığı çizdiği resme aktarıyor. Kitapta şöyle diyor. ''Yoksulluk miskinlik dolu bu aşağılık dünyada ilk kez bir güneş ışığı hayatımı aydınlattı sanmıştım.'' Kadını gördükten sonra her şey anlamını yitirmesi. Kadının hayal dünyasında yapmış olduğu devrim hayretler içinde okudum. Aşkın ulaşılmazlığını çaresizliği karşısında kadının onun için bir umut vermesi ama ilerleyen sayfalarda kadının yatar yatmaz ölmesi adam için çok yıkıcı oluyor. İkinci bölümde ise bir kadın ve adam beraberler ama adam hiçbir şekilde kadına temas kuramıyor. Karısı olan ama eşinden oldukça uzak duran eşini sevmeyen kadın başka adamlar beraber oluyor. Adam buna rağmen ihtiyar kılığında geliyor sevdiği adamlar gibi olmaya çalışıyor. Kadın hiçbir şekilde yaklaşmıyor. İlk bölümdeki tam tersi yaşıyoruz bu bölümde. Beraber olduktan sonra bu seferde mi ulaşamayacağım duygusu adamda oluşuyor. Kadın da ne yaşadığı hiç bilmeyen bir rüya alemde adam da aslında rüya alemde Rey şehrine gidiyor. Yazar alak bulak ediyor. Herkes farklı bir şey alabilir bu kitapta. Kitabın sonunda yine ölüm ve çaresizlik var.
Kör BaykuşSadık Hidayet · Ren Kitap · 036,6bin okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2023 10. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 12 Aralık 2023 02:58
Uzun bi aradan sonra "ne gerek vardı?" dedirtti bana bu kitap çünkü seçtiğim kitaplar genelde beni yanıltmaz. Uzun uzun tasvirler, sıkıcı sürekli tekrar eden cümleler ne anlattığını anlayamadığım üşütük bi adamın karmaşık öyküsü. Ben pek sevemedim ya da bana hitap eden türden değil. Bilemedim...
Kör BaykuşSadık Hidayet · Ren Kitap · 036,6bin okunma
Kör Baykuş - Sadık Hidayet
8/10
·95 syf.··
2021 63. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2021 15:44
Bazı kitaplar vardır, neresinden başladığın çok önemlidir. Kendi adıma kitaba yanlış yerden başladığımı itiraf edebilirim. Eserin başında Sadık Hidayet ile ilgili genel bir bilgilendirme yapılmış ancak kitabı daha iyi anlamak için eserin sonunda yer alan yazarla ilgili önemli bilgileri okuyarak esere başlamanız kitabı daha iyi anlamanıza vesile olacaktır. "Hayat hikâyemde önemli bir şey yok, başımdan ilginç olaylar geçmedi. Ne yüksek bir mevki sahibiyim, ne de sağlam bir diplomam var. Okulda hiçbir zaman örnek bir öğrenci olamadım, başarısızlıklar her yerde buldu beni. Nerede çalışırsam çalışayım silik, unutulmuş bir memurdum; şefleri memnun edemedim. İstifa ettim mi seviniyorlardı... Bırak gitsin, yaramaz! Çevrem böyle görüyordu beni, haklıydılar belki de." Eserde kahramanın farklı bir psikolojiye sahip olduğu görülüyor. Olaylar da psikozlu ruh haliyle anlatılıyor. Bu nedenle mekanlar ve zaman arasında geçişler oldukça belirsiz ve gerçek ile hayal ürünü arasında da aynı belirsizlik devam ediyor. Sadık Hidayet bir intihar ile son veriyor yaşamına. Eserde de ölüm kelimesine sıklıkla rastlanıyor. Ancak yine de eserdeki kahraman ile yazarın hayata bakışını özdeşleştirmek doğru olmayacaktır. Zira kahraman eserde bir cinayet işleyebilen nitelikte gerçekte ise karıncayı dahi incitmeyen bir karakterdedir. İran Edebiyatının önde gelen yazarlarından biri olarak tanınmaya değer bir şahsiyet olduğunu düşünüyorum. Farklı bir dili ve üslubu var. Kendisinde Ömer Hayyam'ın etkisini de görmek mümkün. Eserde kullanılan birçok kelimenin açıklaması da dipnotlar ile verilmiş. Kısa olmasına rağmen yorucu bir o kadar da değerli bir eser. Eserden başladığım incelememi yine eserde yazarın hayatı bölümünde yer alan bir alıntıyla bitirmek istiyorum: "Ölümünden az önce bir hikâye taslağı
Edebiyat
Kör BaykuşSadık Hidayet · Yapı Kredi Yayınları · 202636,6bin okunma
“KÖR BAYKUŞ…”
8/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2023 49. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 19 Kasım 2023 18:07
Çok bilinen, hakkında fazlasıyla yazılan bir eser. Okumakta biraz geç kaldığımın farkındayım, ama başyapıt diye bir şey varsa o da Kör Baykuş’tur. Modern İran Edebiyatından farklı bir kitap. Sadık Hidayet ile tanışmam bu kitap sayesinde oldu. Biyografisinden ve kitaptan anladığım üzere, yazar hayatı boyunca kendini bir yere ait hissetmemiş. Hayatı sıkıntı, baskı ve bunalımlarla geçmiş. Yaşadıkları ve okudukları yazarı din karşıtlığına ve Ömer Hayyam hayranlığına sevketmiş. Üç ülkeye bölünmüş, İran’da doğmuş, Fransa’da eğitim almış, Batı ve Doğu kültürüne karışmış ama yine de kendini bir yere koyamamış. Kör Baykuş’ta da dediği gibi: ‘Birisiyle konuşsam, bir şey yapsam, türlü konularda söze karışsam; gönlüm başka yerde, aklım başka yerde ve ayıplıyorum kendimi. Dağılan, çözülen bir kitleyim ben, böyle de kalacağım. Acayip, biçimsiz bir karışımım,’ diyor. Ölüm temasının yoğun olduğu, karamsar bir insan ve karanlık bir hikâyesi var.. Hikâye, alkol ve afyon bağımlısı ruh hastasının hayatı anlamlandırmaya çalışması, güzellik ve dürüstlüğü aradığı yolda yenik düşerek, kendini şeytana teslim edişini anlatıyor. Kitaptaki kahramanımızın işi kalemdanlar* üzerine resim yapmak, bunları boyamak. (*Kalemdan: Ar. eskilerde kalem konulan kutu). Yaptığı resimlerde hep bir servi çiziyor. Dibinde kambur ihtiyar bir adam, bağdaş kurmuş oturuyor, Hint fakirine benziyor. Karşısında siyah entarili bir genç kız, ona eğilmiş bir gündüz sefası uzatıyor, aralarında bir dere. Bu resmettiği güzel ile evinin penceresinde rast geliyor. Bir bakıyor aynı manzara. Sonrasında gelişen olaylar bir sanrı mı yoksa gerçek mi, işte orası size kalmış.. Kör Baykuş romanının ilk yayını Hindistan’da yapılmış, çünkü yazarın memleketi İran’da satışı yasaklanmış. O dönemin politik havasında çeşitli içsel buhranlar (alkol ve
Roman-Edebiyat
Kör BaykuşSadık Hidayet · Yapı Kredi Yayınları · 202636,6bin okunma
Damıtılmış bir metin, bazı cümleleri akordiyon gibi..
10/10
·96 syf.··
2022 18. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 19 Mart 2022 00:00
..okurken beyninizde açılıyor ve kat yerlerinden toparlayana kadar bir taraftan okuduğunuz sonraki kısımlar boşluğa gidiyor* Genel olarak Dostoyevski hayranı olan, ‘Dvoynik’ kitabında şizofreniye katkısını ‘Karamazov Kardeşler’in’ ise her yanını öven Freud acaba Hidayet’in bu kitabını okusa psikozu nasıl bu kadar iyi kullandığını sorgular mıydı.? Hidayet kitapta; ölümü, bir kadına olan arzuyu, kini, nefreti, bekleyişi, bir sineğin anlamsız ömrünü, tanrıyı, zehirin var ettiği hayatı, ihtiyarlığı ve gençliği, var olmayı ve yok olmayı, gölge kavramını, annesi olan rakkaseyi, hindistan'da yapılan kobra hapsini müthiş bir biçimde anlatıyor; varoluşçuluğun adeta tadına bakıyor ve bunu çok karanlık bir şekilde dile getiriyor. Yani karanlık bir yolculuğa çıkıyorsunuz, karanlık içindeki karanlığı görüyorsunuz sonra daha karanlık daha da karanlık..tedirgin edici, kasvetli bir yolculuk. Kitapta kaybolmamak imkansız. birbirini andıran pasajlar, paragraflar ve göndermeler, İran edebiyatına keskin bir giriş yapmak istiyorsanız ilk okumanız gereken yazar hidayet'tir. Bana, Zweig'ın ve Kafka'nın kitaplarındaki o şahane eylemsizliği, aylakça yürütülen başkaldırıyı, nihilizmi hatırlatıyor. Kitap fazlasıyla din, tekke, tarikat, şeyh vs. karşıtı, bununla da yetinmiyor; İran toplumunun dört bir yanını sarmış pası derin gözlemlerle anlatıyor. ikili ilişkiler özelinde İran'ın kaldıramayacağı düzeyde bir sadizmi/mazoşizmi ve ahlaksızlığı ortaya çıkarıyor, Hidayet. bunu âdeta bile isteye yapıyor, bulunduğu toplumu rahatsız ederek 'ben buradayım!' demek istiyor. 'Ben buradayım ve sizin kendinize yakıştıramayacağınız ancak size ait bütün bu gözardı ettiğiniz ya da görmek istemediğiniz gerçekleri üstüme almaktan onur duyuyorum!' diyor. Herkesleşmiş, birbirinin aynısı, onun
1000Kitap
Kör BaykuşSadık Hidayet · Dorlion Yayınları · 202036,6bin okunma

Yazar Hakkında

Sadık HidayetYazar · 27 kitap
Sadık Hidayet (Farsça: صادق هدایت) ‎ (17 Şubat 1903, Tahran - 9 Nisan 1951, Paris), modern İran edebiyatının önde gelen düzyazı ve kısa hikâye yazarı. 17 Şubat 1903 tarihinde Tahran'da dünyaya geldi ve bu kentteki Fransız Lisesi'nde eğitim gördü. 1925 yılında eğitimini sürdürmek amacıyla Avrupa'ya gitti. Bir süre diş hekimliğine ilgi duyduysa da mühendislik okumak için diş hekimliğinden vazgeçti. Fransa ve Belçika'da geçirdiği dört yılın ardından İran'a döndü ve kısa sürelerle çeşitli işlerde çalıştı. İlk hikâyelerini Paris'teyken yazdı. 1936'da Hindistan'a giderek Sanskritçe öğrendi. Buradayken Budizm'i inceledi ve Buda'nın kimi yazılarını Farsçaya çevirdi. Sadık Hidayet sonunda tüm hayatını Batı Edebiyatı çalışmalarına ve İran tarihi ile folklorunu araştırmaya adadı. En çok, Guy de Maupassant, Çehov, Rilke, E.A. Poe ve Kafka'nın eserleriyle ilgilendi. Hidayet birçok hikâye, kısa roman, iki tarihi dram, bir oyun, bir seyahatname ile bir dizi yergili komedi ve taslak kaleme aldı. Yazıları arasında ayrıca birçok edebiyat eleştirisi, İran folkloru ile ilgili araştırmalar ve Orta Farsça ile Fransızcadan yapılmış çeviriler yer alır. Sadık Hidayet, İran Dili ve Edebiyatını uluslararası çağdaş edebiyatın bir parçası haline getiren yazar olarak kabul edilir. Sonraki yıllarda, zamanın sosyo-politik problemlerinin de etkisiyle, İran'ın gerilemesinin sebebi olarak gördüğü monarşiye ve ruhban sınıfına yoğun eleştiriler yöneltmeye başladı. Eserleri aracılığıyla bu iki kurumun su-i istimallerinin İran milletinin sağırlığının ve körlüğünün sebebi olduğunu gösterme çabasına girdi. Çevresine, özellikle de, çağdaşlarına yabancılaşan Hidayet, son eseri Kafka'nın Mesajı'nda ancak ayrımcılık ve baskı sonucunda yaşanabilecek bir melankoli, umutsuzluk ve ölüm halinden bahseder. Sadık Hidayet'in en tanınmış eseri 1937 yılında Bombay'da yayımlanan Kör Baykuş'tur. Beethoven ve Çaykovski dinlemeyi seven ve afyon tiryakiliği bilinen Sadık Hidayet, resimle de uğraştı. Günümüze kalabilen resimleri Hassan Qa'emian tarafından bir araya getirildi. Kimileri bu eserlerde sanatsal bir değer bulmazken, kimilerine göre de bunlar geleceğin resimleridir. Ölümünü yirmi beş yıllık arkadaşı Bozorg Alevi şöyle anlatır: "Paris'te günlerce, havagazlı bir apartman aradı, Championnet caddesinde buldu aradığını. 9 Nisan 1951 günü dairesine kapandı ve bütün delikleri tıkadıktan sonra gaz musluğunu açtı. Ertesi gün ziyaretine gelen bir dostu, onu mutfakta yerde yatar buldu. Tertemiz giyinmiş, güzelce tıraş olmuştu ve cebinde parası vardı. Yakılmış müsveddelerin kalıntıları, yanıbaşında yerde duruyordu." Yılmaz Güney'in de yattığı Père Lachaise (okunuşu: per laşez) mezarlığında gömülüdür. Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Sâdık_Hidâyet