Kör Baykuş

Sadık Hidayet
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Damıtılmış bir metin, bazı cümleleri akordiyon gibi..
10/10
·96 syf.··
2022 18. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 19 Mart 2022 00:00
..okurken beyninizde açılıyor ve kat yerlerinden toparlayana kadar bir taraftan okuduğunuz sonraki kısımlar boşluğa gidiyor* Genel olarak Dostoyevski hayranı olan, ‘Dvoynik’ kitabında şizofreniye katkısını ‘Karamazov Kardeşler’in’ ise her yanını öven Freud acaba Hidayet’in bu kitabını okusa psikozu nasıl bu kadar iyi kullandığını sorgular mıydı.? Hidayet kitapta; ölümü, bir kadına olan arzuyu, kini, nefreti, bekleyişi, bir sineğin anlamsız ömrünü, tanrıyı, zehirin var ettiği hayatı, ihtiyarlığı ve gençliği, var olmayı ve yok olmayı, gölge kavramını, annesi olan rakkaseyi, hindistan'da yapılan kobra hapsini müthiş bir biçimde anlatıyor; varoluşçuluğun adeta tadına bakıyor ve bunu çok karanlık bir şekilde dile getiriyor. Yani karanlık bir yolculuğa çıkıyorsunuz, karanlık içindeki karanlığı görüyorsunuz sonra daha karanlık daha da karanlık..tedirgin edici, kasvetli bir yolculuk. Kitapta kaybolmamak imkansız. birbirini andıran pasajlar, paragraflar ve göndermeler, İran edebiyatına keskin bir giriş yapmak istiyorsanız ilk okumanız gereken yazar hidayet'tir. Bana, Zweig'ın ve Kafka'nın kitaplarındaki o şahane eylemsizliği, aylakça yürütülen başkaldırıyı, nihilizmi hatırlatıyor. Kitap fazlasıyla din, tekke, tarikat, şeyh vs. karşıtı, bununla da yetinmiyor; İran toplumunun dört bir yanını sarmış pası derin gözlemlerle anlatıyor. ikili ilişkiler özelinde İran'ın kaldıramayacağı düzeyde bir sadizmi/mazoşizmi ve ahlaksızlığı ortaya çıkarıyor, Hidayet. bunu âdeta bile isteye yapıyor, bulunduğu toplumu rahatsız ederek 'ben buradayım!' demek istiyor. 'Ben buradayım ve sizin kendinize yakıştıramayacağınız ancak size ait bütün bu gözardı ettiğiniz ya da görmek istemediğiniz gerçekleri üstüme almaktan onur duyuyorum!' diyor. Herkesleşmiş, birbirinin aynısı, onun
1000Kitap
Kör BaykuşSadık Hidayet · Dorlion Yayınları · 202036,6bin okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2022 76. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 18 Ekim 2022 20:20
"Hayatta öyle yaralar var ki, ruhu inzivadayken cüzam gibi yer, kemirir." Daha ilk cümlede duraksadım. Zaman, mekan kavramını tamamen yok sayan, insanı duvarda beliren gölgelere kilitleyen, acabalar, korkular, cesaret, kaygı ile harmanlanmış bir ruha çeviren, kaçmak isterken olan biten her olayın merkezine koşarken buldum kendimi. Ölüm ile yaşam arasındaki o kavgaya şahit ediyor yazar bizi. Üstelik baştan mağlup olduğunu bile bile girilen bir kavga... Kör Baykuş'u okumadan önce ruhen hazır olmak gerekiyor. Zira, buna fazlasıyla ihtiyacınız olacak. Kitap, etkisi kolay kolay aşılabilecek bir serüven değil. Bitirdikten sonra aklınız cevabı olmayan bir sürü sorulara maruz kalıyor. Şimdi aklımda cevap bekleyen en kıymetli soru: Gördüğümüz her şey, gerçekte var mı? Keyif kaçırsa da, ruhu binbir ıstırap dolu hallere soksa da okunmasını kesinlikle tavsiye ediyorum. "Tek korkum, henüz kendimi tanımamışken, yarın ölüvermek!" diyor yazar kitapta. Tanışın kendinizle ölmeden önce.
Kör BaykuşSadık Hidayet · Dorlion Yayınları · 202036,6bin okunma
8/10
·96 syf.··
2020 112. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 22 Kasım 2020 18:26
"Yaralar vardır hayatta, ruhu cüzam gibi yavaş yavaş ve yalnızlıkla yiyen, kemiren yaralar." cümlesiyle okuru kucaklayarak başlayan çok sıradışı bir roman. Kısa olması sizi yanıltmasın, çok hızlı okuyabileceğiniz bir roman değil. Düşüne düşüne okunacak bir kitap. Çünkü eser, okuru zihnin kıvrımlarına, zihnin en eski anlatılarda olduğu gibi kökenlerine kadar götürmektedir. Yani eser duvardan yansıyan hiçbir şey gibi bir hiçliğe veya ardındaki zihin yansımasına maruz bırakıyor. Gördüm, gördüm ve görmekteyim, yaşamı, yaşayanı ve en çokta yaşatanı görme güdüsünden kaynaklanan bir akşamsefası, keyif çayı sarhoşluğunda bir istekti ve gördüm. Çok eskiden gördüğünüz bir rüyayı tekrar hatırlarsınız ya hah iste bu kitap öyle bir şey... Okurken kendimi rüyada gibi hissettim. Kitapta ağır bir melankoli var ama neyin gerçek yada neyin hayal olduğu kimin gerçekte kim olduğu biraz karışsa da hep şu cümle ile kendime geldim ❝Acaba hayat denilen şey tümüyle komik bir hikaye, inanılmaz, ahmakça bir masal değil mi? Ben kendi masalımı, kendi öykümü yazmıyor muyum acaba? Öykü, yerine gelmemiş arzular için bir kaçış yolu değil mi? Keşke çocuk olduğum, cahil olduğum zamanlar gibi mışıl mışıl uyuyabilseydim!❞ ve tekrar bi halisünasyon... Nerede ve ne zaman olduğu belli olmayan, sürekli gelgitlerin yaşandığı bir müthiş bitiş. Sorgulamalarımın hala devam ettiği bir roman olacak, kısa ama çarpıcı. Bu sefer bambaşka bir kitabı bitirdiğimi düşündüm. Bu huzursuzluğu,karmaşayı sadece 70 küsür sayfa ile başarmıştı Sadık Hidayet.Ya kendi anadiliyle tercümesiz okusaydım bu kitabı! Ürperdim!!! Düşünemiyorum nasıl bir etki yaratacağını... Okuyacaklara şimdiden bol buhranlı okumalar
Edebiyat
Kör BaykuşSadık Hidayet · Dorlion Yayınları · 202036,6bin okunma
Puan vermedi·98 syf.··
2019 115. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 08 Aralık 2019 20:11
“Yalnız ölüm yalan söylemez! Ölümün varlığı bütün vehim ve hayalleri yok eder. Bizler ölümün çocuklarıyız, hayatın aldatmacalarından bizi o kurtarır.“ Merhabalar. Esere başlamadan önce yazar hakkında biraz bilgi vermenin yararlı olacağını düşünerek yazarı kısaca sizlere tanıtacağım: Modern İran Edebiyatının babası olarak tanımlanan Sadık Hidayet, aynı zamanda bu edebiyatın en iyi psikoloji yazarı olarak da nam salmıştır. Okulla ilgili de birçok sıkıntı yaşamış olan yazar, okumuş olduğu bölümleri çeşitli sebeplerden ötürü yarıda bırakmıştır. Okuldan sonra İran’a dönmüş ve memurluğa başlamıştır. Koyu bir afyon tiryakisidir, bu da haliyle kendinde depresif ruh halleri oluşturmuştur. Bir zamanlar Budizm’e olan merakından dolayı Hindistan’a gitmiş ve orada edindiği gözlemlerle en çok ses getiren eserini yani şu an incelemeye çalıştığım “Kör Baykuş’u” yazmıştır. O yoğun psikolojik tahlilleriyle Doğunun Kafkası olarak - ki Kafka ile ölümleri de birbirine çok benzer- tüm edebiyatta ses getiren eserlere imza atmıştır. Kör Baykuş; geçmiş ile gelecek arasında kalmış, aşkın varlığından çok yokluğuyla hayat bulan bir adamın tüyler ürpertici hikayesidir. Eserde kahramanların isimlerine rastlamak neredeyse olanaksızdır. Çünkü yazar seçmiş olduğu kişilerin kişisel benliklerinden ziyade ruhlarıyla ilgilenir. Başkahraman, kalemden figürler yapar ve çizdiği kızın gözlerine aşık olur. Çizmiş olduğu bu kızı gerçek hayatına dahil etmeye çalışır. Baştan sona hayallerle örülmüş fakat gerçek hayattan da kopamayan bu yaşam öyküsü sizi soluksuz bir maceraya sürüklüyor. - Maceraperestlere şimdiden keyifli okumalar dilerim.
Kör BaykuşSadık Hidayet · Dorlion Yayınları · 202036,6bin okunma
Puan vermedi·75 syf.··
2023 19. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Şubat 2023 10:25
Kısa bir kitap olmasına rağmen uzun sürede bitirdim, dili gerçekten ağır ve betimlemeleri çözümlemek oldukça zor. anlatmak istediği şeyi sadece anlamıyorsunuz, adeta yaşıyorsunuz. “yaralar vardır hayatta, ruhu cüzam gibi yavaş yavaş ve yalnızlıkta yiyen, kemiren yaralar.” girişine sahip olan sadık hidayet eseri harika bir kitap. ilk sayfalar geçmek bilmezken, ne okuduğumu dahi anlayamazken fark ettim ki yazarın hissettiği duygu da tam olarak bu. çağdaş iran edebiyatının en büyük yazarı olarak kabul edilen ( öldükten sonra) sadık hidayet'in, hüzünlü hayat hikayesinden derin izler barındıran ve iran'da yasaklanan ilk romanı. hayatımda okuduğum en farklı, en sıradışı, en sarsıcı roman. kitabı okurken anlatıcının zihin dünyasında karanlık bir yolculuğa çıkıyorsunuz. karanlık içindeki karanlığı görüyorsunuz. sonra daha karanlık, daha da karanlık... tedirgin edici, kasvetli bir yolculuk.
Duygu ve Düşünce
Kör BaykuşSadık Hidayet · Dorlion Yayınları · 202036,6bin okunma
Puan vermedi·98 syf.·
2020 68. kitabı
Kitap yazarın ağzından kaleme alınmış. İlk sayfalarda deneme gibi görünüyor ama okudukça psikolojik bir roman olduğu anlaşılıyor. Büyük bir boşluk içindeki bir adamın, bunalımları, kâbusları, korkuları ve kaçışları çok güzel kaleme alınmış. Zaman zaman gerçekle, hayal ve kâbus ayırt edilemiyor. Anlattıkları hayal ürünümü yoksa, gerçekten yaşadıklarımı çözmek biraz zor ama ağır bir bunalım geçiren bir adamın ağzından onun dünyasını okuyoruz. Başarılı bir kitap.
Kör BaykuşSadık Hidayet · Dorlion Yayınları · 202036,6bin okunma
7/10
·98 syf.·
2020 77. kitabı
Sanıyorum ki yalnızlık temasını işleyen kitapları okurken daha fazla zevk alıyorum. Anlatıcının duygu ve düşüncelerini takip etmek biraz zor oldu biraz çünkü hem saplantılı hem de karamsar fikirlere sahip. İlk sayfaları okurken birçok yerin altını çizdim ama sayfalar ilerledikçe ana karakterin düşüncelerini garipsemeye başladım. Pedofili sayılabilecek sahneler beni rahatsız etti, ayrıca karakterin uyuşturucu bağımlılığı da ayrı bir boyutta. Tabii bunlar onu anlamamız açısından oldukça önemli detaylar. Okurken karakterle tam olarak bağ kuramasam da ona bu yolculukta eşlik etmek güzeldi. Dediğim gibi rahatsız edici bölümlerin olduğunu kabul edip okumak gerek. Zaten o kısımları es geçersem kitabı çok sevdim.
Kör BaykuşSadık Hidayet · Dorlion Yayınları · 202036,6bin okunma
8/10
·95 syf.··
2021 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Şubat 2021 03:09
Kitabı dingin bir kafa ve sağlıklı bir psikoloji ile okuyamasamda çok beğendim. Sadık Hidayet'ten okuduğum ilk kitap idi. Yazarın diline üslubuna hayran kalmamak elde değil.
Kör BaykuşSadık Hidayet · Dorlion Yayınları · 202036,6bin okunma
Puan vermedi·98 syf.··
2019 60. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Eylül 2019 23:59
Çokkk çok farklı, acayip, sıradışı bir yapıt. Baştan sona dönen gölge imajı ile her açıdan değişik bunalımlı bir kitap. Kör baykuş, yazarın bitmeyen bunalımı,ölümü aslında içsel hislerini sessizce bir o kadar güçlü bir şekilde anlatımını içerir.
Kör BaykuşSadık Hidayet · Dorlion Yayınları · 202036,6bin okunma
1/10
·95 syf.··
2021 22. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Ağustos 2021 20:16
Anlayamıyorum, bu denli mantıksız ve hiçbir edebi özelliği olmayan, saçma betimlemelerle dolu bir kitap bu denli nasıl beğeniliyor anlamıyorum. Kitap içinde akla ve gönle hitap edebilecek tek bir satır yok. Üstelik içinde İslam'a mugayir onlarca söylem var. Okumayın ve asla okutmayın.
Edebiyat
Kör BaykuşSadık Hidayet · Dorlion Yayınları · 202036,6bin okunma

Yazar Hakkında

Sadık HidayetYazar · 27 kitap
Sadık Hidayet (Farsça: صادق هدایت) ‎ (17 Şubat 1903, Tahran - 9 Nisan 1951, Paris), modern İran edebiyatının önde gelen düzyazı ve kısa hikâye yazarı. 17 Şubat 1903 tarihinde Tahran'da dünyaya geldi ve bu kentteki Fransız Lisesi'nde eğitim gördü. 1925 yılında eğitimini sürdürmek amacıyla Avrupa'ya gitti. Bir süre diş hekimliğine ilgi duyduysa da mühendislik okumak için diş hekimliğinden vazgeçti. Fransa ve Belçika'da geçirdiği dört yılın ardından İran'a döndü ve kısa sürelerle çeşitli işlerde çalıştı. İlk hikâyelerini Paris'teyken yazdı. 1936'da Hindistan'a giderek Sanskritçe öğrendi. Buradayken Budizm'i inceledi ve Buda'nın kimi yazılarını Farsçaya çevirdi. Sadık Hidayet sonunda tüm hayatını Batı Edebiyatı çalışmalarına ve İran tarihi ile folklorunu araştırmaya adadı. En çok, Guy de Maupassant, Çehov, Rilke, E.A. Poe ve Kafka'nın eserleriyle ilgilendi. Hidayet birçok hikâye, kısa roman, iki tarihi dram, bir oyun, bir seyahatname ile bir dizi yergili komedi ve taslak kaleme aldı. Yazıları arasında ayrıca birçok edebiyat eleştirisi, İran folkloru ile ilgili araştırmalar ve Orta Farsça ile Fransızcadan yapılmış çeviriler yer alır. Sadık Hidayet, İran Dili ve Edebiyatını uluslararası çağdaş edebiyatın bir parçası haline getiren yazar olarak kabul edilir. Sonraki yıllarda, zamanın sosyo-politik problemlerinin de etkisiyle, İran'ın gerilemesinin sebebi olarak gördüğü monarşiye ve ruhban sınıfına yoğun eleştiriler yöneltmeye başladı. Eserleri aracılığıyla bu iki kurumun su-i istimallerinin İran milletinin sağırlığının ve körlüğünün sebebi olduğunu gösterme çabasına girdi. Çevresine, özellikle de, çağdaşlarına yabancılaşan Hidayet, son eseri Kafka'nın Mesajı'nda ancak ayrımcılık ve baskı sonucunda yaşanabilecek bir melankoli, umutsuzluk ve ölüm halinden bahseder. Sadık Hidayet'in en tanınmış eseri 1937 yılında Bombay'da yayımlanan Kör Baykuş'tur. Beethoven ve Çaykovski dinlemeyi seven ve afyon tiryakiliği bilinen Sadık Hidayet, resimle de uğraştı. Günümüze kalabilen resimleri Hassan Qa'emian tarafından bir araya getirildi. Kimileri bu eserlerde sanatsal bir değer bulmazken, kimilerine göre de bunlar geleceğin resimleridir. Ölümünü yirmi beş yıllık arkadaşı Bozorg Alevi şöyle anlatır: "Paris'te günlerce, havagazlı bir apartman aradı, Championnet caddesinde buldu aradığını. 9 Nisan 1951 günü dairesine kapandı ve bütün delikleri tıkadıktan sonra gaz musluğunu açtı. Ertesi gün ziyaretine gelen bir dostu, onu mutfakta yerde yatar buldu. Tertemiz giyinmiş, güzelce tıraş olmuştu ve cebinde parası vardı. Yakılmış müsveddelerin kalıntıları, yanıbaşında yerde duruyordu." Yılmaz Güney'in de yattığı Père Lachaise (okunuşu: per laşez) mezarlığında gömülüdür. Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Sâdık_Hidâyet