İlker Şentürklü

İlker Şentürklü

Tasarımcı
8.0/10
28 Kişi
·
15
Okunma
·
0
Beğeni
·
20
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
294 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Böyle yumuşak dilli bir kitap görmedim hiç. :)

Defalarca okunsa bile insanı sıkmayan, kitaba bağlayan, düşündüren, öğreten bir kitap. Dili o kadar hafif ki, rahatlıkla okunabilecek bir eser. Tarzı bana Mevlana'yı çağrıştırdı. Onun gibi birbirinden kısa ve öz hikayeler, şiirler ve hikmetli sözler barındırmış bu muhteşem eserin içinde.

Gülistan, birbiriyle bağlantılı hikayelerden oluşuyor. Konuları: Adalet, terbiye, tevazu, ahlak ve edeptir. Bütün hikayelerini temelinde insan vardır. Şöhretini Bostan ve Gülistan kitaplarıyla kazanmış olmasına hiç şaşırmadım çünkü insanı temele alan, insana insanca seslenen hiçbir eser okursuz kalmaz.
Sadi, Sultanların şairi değil, halkın şairidir. (Mehmet Akif Ersoy)

Üzerinde fazla söylenecek söz bulamıyorum çünkü Sadi'nin de dediği gibi "Güzel olanın güzelleşmeye ihtiyacı yoktur." Bütün güzellik kitabın içinde zaten :) Güzel arıyorsan, aç kitabı oku.

İyi okumalar :)
128 syf.
Okurken cok güzel tasvirlerle karşılaştım bazen bazi betimlemelerde dikkatim dağılmış ne okuduğumu unutmuş olsamda hikaye içinde bir çok eleştiri niteliğinde değinilen konular vardi. Hikaye kendi içinde sizi o yılları tanimanizi muhakkak sağlıyor.
Ilk sayfalarda esirlik üzerine Dilberin başından geçen olaylardan dolayı çok acılar çekip çok ağladığı kimi zaman haksızlıklara karşı büyük nefret duyduğu o anlarda bende onunla üzülüp bazı cümlelerden gözlerim yaşarırcasına etkilendim.
151 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Yazar bazı bölümlerde fikrini net ve kısa yoldan ortaya koymakla beraber bazı bölümlerde uzun betimlemeler ve gerekli gereksiz açıklamalarla anlatım içinde bir tutarsızlık oluşturmuş. Romanın sonundaki yavanlıkta sanırım bu tutarsızlığın bir sonucu. Özgürlük tutsaklık konularını işlediği için siyasal iktidarın baskısına maruz kalan ilk romanlardan biri olduğu belirtilen eserden beklentim daha farklıydı.
250 syf.
·3 günde·8/10
Bir Jack London eseri daha bitirmiş olmanın mutluluğunu yaşıyorken bu mutlulugumu cok gec buldugum :) ama artık hayatımın sonuna kadar kalmasını dilediğim ve  yeni  katıldığım  1000K platformu ile paylasmak istedim .Evet Martin Eden  adlı romanından sonra Jack London sevdiğim yazarlar arasında yer almış ve diğer kitaplarını da okumaya karar vermiştim. Demir Ökçe ise yazarın merak ettiğim adını sık duydugum kitaplarından biriydi, Kitabın konusu ve içeriği ile ilgili bilgim olmayarak okudum. Kitaba ilk başladığımda baş karakter Ernest Everhard'in   gerçek biri olduğunu düşündüm ve  araştırıp onun kurgu bir karakter olduğunu öğrendim.

  Demir Ökçe, kapitalizmin toplum üzerindeki etkisini ve sosyalizmle olan savaşını sosyalist devrimciler gözüyle biz okuyuculara anlatiyor. Yazarın gerçek dünyaya oldukça paralel olarak kurguladığı birlesik devletler  işçi sınıfını, toplumun alt tabakasını ve alt ve üst tabaka arasındaki büyük uçurumu usta bir anlatimla ortaya koyuyor.Kitap anlatilanlarla, adeta 1900 lu yillarin baslarina dogrubir yolculuk yaptiginiz hissi uyandirmakla birlikte, bazi bolumlerinin günümüz icinde gecerliligini korudugu gerçeğiyle ne yazik ki yüzleştiriyor.

"Demir Ökçe" seni sevdim, seninle aramdaki tek sorun sonun oldu ,sanirim bazi sonlar beni tatmin etmiyor. Ve evet Jack London'in   Martin Eden adlı kitabını daha çok seviyor olsam da Demir Ökçe'nin de yeri bende ayrı artık. Okuyun ve okutturun.

Yazarın biyografisi

Adı:
İlker Şentürklü

Yazar istatistikleri

  • 15 okur okudu.
  • 13 okur okuyacak.