sena m.

tüm yaşantılarım genel bir insan sevgisine dönüştü. ve ben orada duruyorum. duyguların genelliğinde. başka hiçbir şey. soyut, genel, duygusal, yaz bulutları gibi bir sevgi. birdenbire sağnakla da boşalabilir. hafif bir esintiyle de yitebilir. sağnak da benim. esintiler de. ve ardından güneş çıkınca, gökyüzü bulutsuz olunca, o zaman kentlerle, tren raylarıyla, toprak yollarla, bozkırla, denizlerle, gecelerle, sabahlarla, insan gövdeleriyle, yalnızlığımla bağlantılı anıların ne acı verici, ne de mutlu kılıcı duygularını taşıyacağım. bomboş var olacağım. kendi doluluğumun boşluğunda. ve bir başıma. ve bağımsız. ovadaki yalnız ağaç gibi. yaşlı ve büyük. ve yalnız.
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
artık o genç insanın korkutucu arayışı içinde değilim. ne yaşantıları, ne de insan sıcaklığını arıyorum. bugün, hem insan sıcaklığını, hem de sevgiyi yalnız kendi içimde taşıyorum. yani sevgisizim. ve soğuk.
o kentte kimse mutlu olmadı ama kimse de mutsuz değildi. o kenttesin. bana kış mevsiminin ve ölümlerin şarkılarını bırakıyorsun.