Genel olarak baktığımızda Deli Kurt, Osmanlı Devleti’nin kuruluşundan sonraki yıllarda eski Türk beylerinin ve savaşçılarının yaşamını konu alır. Romanın merkezinde cesareti ve öfkesiyle tanınan Deli Kurt vardır. Deli Kurt genç yaşta savaşlarda büyük kahramanlıklar gösterir. Ancak hem geçmişin sırlarıyla hem de içinde bulunduğu toplumla mücadele eder.
Eserde Gökçen Hatun, Murat’ın hayatında önemli bir yer tutar. Aralarındaki duygusal bağ romanın duygusal yönünü oluşturur. Satı Kadın, Bala Hatun, İsa Bey gibi karakterler de hikayeye derinlik katar; her biri dönemin farklı insan tiplerini temsil eder. Roman boyunca Deli Kurt hem içsel çatışmalar yaşar hem de eski Türk adetlerinin unutulmaya başladığı bir dönemde ideallerine bağlı kalmaya çalışır. Kahramanlık, aşk, gurur gibi konular romanın ana temalarını oluşturur.
Romandaki Gökçen, Murat (Deli Kurt) ve Çakır karakterleri romanın en önemli kişilikleridir. Her biri hem dönemin insanını hem de Atsız’ın değer verdiği Türk ruhunu temsil eder.
Deli Kurt’la başlayalım. Romanın başkahramanıdır. Cesur, gururlu, mert ve töreye bağlı bir Türk sipahisidir. Savaş meydanlarında korkusuzdur. “Deli Kurt” lakabı onun hem öfkesini hem de adaletsizliğe karşı olan sert duruşunu anlatır. Geçmişi sırlarla doludur. Murat hem dış dünyayla hem de kendi içinde bir savaş verir.
Gelelim Gökçen’e. Gökçen güzelliği ve gururuyla dikkat çeken bir kadındır. Deli Kurt’a bir sevgi besler ama gururu yüzünden bu sevgiyi dile getirmez. Onun duyguları güçlü ama sınırlıdır. Gökçen kitapta “asil, gururlu, fedakâr Türk kadını” örneğidir.
Son olarak Çakır. Çakır Deli Kurt’un en yakın yoldaşı, dostu ve sırdaşıdır. Sadakatiyle, mertliğiyle ve samimiliğiyle benim en sevdiğim karakterlerden biridir. Onun vefası eski Türk dostluk anlayışını temsil