Kendinden kaçmak istiyordu. Bir şey düşünmek, bir şeye karar vermek, konuşmak zorunda kalmak istemiyordu. Ağzından çıkacak sözcüklerin, içindeki acıyı haykırmasından korkuyordu.
... hala narsisistiz, fakat gözbebeklerimizin girdaplarındansa ağa doğru yansıyan dışbükey bir narsisizm bu. (Kablolara dağıtılmış bir kendiliğinden onaylanması için boşluğa selfieler gönderen "dışsal özneler"e dönüşüyoruz artık.)
Hasan ve onun Çukurova da geçen kısa romanı. Babası küçük yaşta öldürüldükten sonra bu ölümün asıl sebebinin annesi olduğunu düşünen akrabalar ve köylüler Hasan'ı baştan çıkartıp annesini öldürmeye çalışırlar. Kitabın zaten arka kapağında bu bilgiye sahibiz. Ancak kitabı okurken gerçekten insanlıktan nefret edebilirsiniz. Özellikle bir babaannenin küçük torununa söyledikleri köylülerin hurafeleri ve herkes suçlu biz masumuz mantıkları okurken elinizi titretebilir sinirden. Çünkü bunlar gerçek ve hala daha yaşanıyor...