"Çileği saklamak için reçel yaparız," dese. "Salatalığı saklamak için turşu kurarız," dese. Yaşadıklarımızı saklamak için de kurmacaya başvurduğumuzu söylese! Bir duyguyu saklamanın, yaşatmanın en iyi yolunun onu bir öykünün ya da romanın içine yerleştirmek olduğunu söylese.
İnsanın tek basına olduğu ve hic kimseyle konuşamadığı zaman bir şeye inanması çok zordur. İşte tam da o dönemde, Drogo, insanların her zaman birbirlerinden uzakta olduklarını fark etti, birisi acı çektiğinde, acısı sadece kendisine ait oluyor, hic kimse o acıyı birazcık olsun dindiremiyordu; bir insan acı çektiğinde, duydukları sevgi ne denli büyük olursa olsun, diğerlerinin bu yüzden acı çekmediklerini ve yaşamdaki yalnızlığı işte bu durumun oluşturduğunu fark etti.
Demek ki annesi, bir daha hiç geri gelmemek üzere yitip gitmiş bir mutluluğu olduğu gibi koruyabileceğine, zamanın akışını durdurabileceğine, oğlu geri geldiğinde kapı ve camları açmakla her şeyin eskisi gibi olabileceğine inanıyordu.